şifalı bitkiler
Orgazm konusu 47836 defa okunmuştur

Reklamlar

Orgazm

ORGAZM


Çocukken birçoğumuz, özellikle cinsel konularda kendimizi kontrol etmemiz gerektiğini öğrendiğimizden içimizden gelen duyguları dışa vurmakta zorlanabiliriz. Size hiç çocukken "Ağlama", "Otur oturduğun yerde", "Çocuk gibi davranma" dendiği oldu mu? Bütün bu emirlerin bize verdiği mesaj kendimizi kontrol etmemiz gerektiği. Yılların oluşturduğu bu kontrol etme mekanizmasıyla duygularımızı utanç verici, tehlikeli görebilir bu yüzden onları görmezden gelebiliriz. Negatif şeylerin insanlarda korku yaratması iyi bir örnek. Bize çocukken "Öyle söyleme!", "Bu korkunç!" ya da "Annene babana bunu nasıl söyleyebilirsin?" dendiyse, olumsuz duygularımızı güçlü silahlar olarak kullanmaya başlarız.

Kadınlar seksle ilgili bu korkuyu birçok şekilde tanımlıyorlar. Belki de uyarılmanın belli bir noktasına geldiğinizde kendinizi durdurmak zorunda hissediyorsunuz. Kendinizi sakinleştirdiğinizden haberdar mısınız? Bir kadın bu duyguyu uçurumun kenarında olmak diye tanımladı. Daha fazla uyarılmak için kendini kontrol etmeseydi düşebilirdi.

Bu korkularla başa çıkmanın yolu kendinize güvenmeyi öğrenmek. Belki uyarıldığınızda vücudunuzda değişiklik olduğunu farkettiniz. Örneğin, kasların kasılması, nefes alışın sıklaşması, kalça hareketleri. Orgazm olmaya yaklaşırken bu tür değişiklikler meydana gelir. Orgazm sırasında verilen tepki kontrol edilemez ve her kadının tepkisi aynı olmaz. Bazıları orgazm sırasında iç çekip titrerken bazıları çığlıklar atar ve bazıları da vücutlarını oradan oraya hareket ettirirler. Hatta kasılma nedeniyle vücutlarını sabit tutan kadınlar da vardır. Bazı kadınlar için orgazm sırasında verilen tepki orgazm olma şekline göre değişir. Bir sonraki egzersiz orgazm sırasında kendinizi ifade edişinizle ilgili korkularınızla başa çıkmanız için hazırlandı. Orgazmla ilgili kaygılarınızın, korkularınızın olmadığını düşünseniz bile bu egzersizleri denemenizi isliyoruz.


Orgazm Taklidi

Bu egzersizi orgazm taklidi olarak adlandırdık. Sizden istediğimiz "şehvetli" bir fantazi kurup onu gerçekleştirmeniz.

30 dakika-1 saat zaman ayırın. Her zamanki gibi zevk alma seanslarınızdan birine başlayın. İlk olarak bütünüyle uyarılmadan önce biraz zevk almaya başladığınızda orgazm taklidi yapmaya başlayın. Vücudunuzu sağa sola hareket ettirin, kaslarınızı sıkın, sabit bir şekilde yatın, ses çıkarın, inleyin, tırmalayın, çığlık atın. Ne kadar abartılı yaparsanız o kadar iyi. İsterseniz kendinize zevk vermeyi durdurabilirsiniz. İlk yapışta beceriksiz olduğunuzu düşünebilirsiniz, ancak pratikle daha kolaylaşacağınıgöreceksiniz. Gerçekte rol yaptığınız gibi davranmayabilirsiniz, bunu unutmayın. Bu egzersiz için fantazinizdeki başrol oyuncusu gibi davranın. Önümüzdeki haftadan sonra bu egzersizi iki ya da üç kez denemeye çalışın. Hafta sonunda artık bu egzersizden sıkılabileceğinizi tahmin ediyoruz. Ancak kendinizden biraz daha emin olacaksınız. Egzersizi yaptıktan sonra şu soruları cevaplayın:

Bu egzersizlerle ilgili size rahatsızlık veren duygu ve düşünceler oldu mu? Belki de orgazm olmayırastgele cinsel ilişkide bulunmayla bağdaştırıyorsunuz. Cinsel tepkileri ve serbestliği düşündüğünüz zaman aklınıza neler geliyor? Hayatınızda çok büyük değişiklikler meydana geleceğinden korkuyor musunuz? Sürekli seks yapmak isteyeceğinizi mi düşünüyorsunuz? Bütün bu korkular geçmişte seksin kötü bir şey olduğunun öğretilmesinden geliyor. Cinsellik genellikle insanlarda sır ve suçluluk duygularıuyandırır. Birçoğumuz büyürken erkeklerle cinsel ilişkide bulunmamak için uyarıldık. Cinsellikle ilgilenmek "kötü kadın" olmakla ve toplumda saygı görmemekle bağdaştırılıyordu. Cinsellikle ilgili davranışlarda bulunmamak da iyi bir kız olmak ve değer taşımak anlamına geliyordu.

Artık bir "kız" olmasanız da cinsel gelişimle ilgili karışık düşünceleriniz olabilir. Bize verilen terbiyeyle, değişiklik yapmayla ilgili karmaşık duygular hissetmemiz doğal. Bir noktada olasılıkla kendinizi nasıl hissettiğiniz, partnerinizin sizin hakkınızda ne düşündüğü ve başkalarının sizi nasıl gördüğü konusunda kaygılarınız olur. Gelişme çağında olduğunuz yıllara ve ilk flört zamanınıza bakarsanız, o günkü cinsellik anlayışınızla şuankinin aynı olmadığını görebilirsiniz.

Kaçımız "Kendi hayatımda, kocamla, çocuklarımla, işimle, arkadaşlarımla her şeyi farklı yapacağım" dedi? Ailemizin ve akranlarımızın deneyimlerinden öğreniyoruz ve yetişkin olduğumuzda tutum, davranışve inançtan kabul etmeyi ya da etmemeyi seçebiliyoruz. Yetişkinken cinsellik hakkında nasıl düşüneceğinize kendiniz karar vermeniz mümkün. Seksi ve kendi cinselliğinizi pozitif bir şekilde görmek isterseniz bu yönde hissetmeyi öğrenebilirsiniz. Bu çalışmada yaptıklarınız size yardımcı olacak. Değişmek için kendinize bir şans verin.


Fiziksel Tepkileriniz

Vücudunuzu tanımada belli bir aşama kaydetmiş olsanız da ilk orgazmınızı yaşamakla ilgili kaygılarınız olacaktır. Hiç orgazm olabildiniz mi? Ne zaman gerçekleşecek? Neler hissedeceksiniz?

Bu aşamada orgazmla ilgili kaygılarınızın olması normal, ancak buna üzülmek ya da başarabilmek için kendinizi fazlasıyla zorlamak orgazma ulaşmanızı engelleyebilir. Üzülmek ve kaygılanmak vücudunuzun doğal tepkilerini etkiler. Zevk alma duygularına ve uyarılmaya odaklanmanıza engel olur. Orgazm, vücu¬dunuz yeterince uyarıldığı zaman otomatik olarak meydana gelen bir tür reflekstir.

Buna karşın öksürmeyi istediğiniz zaman durdurabileceğiniz gibi orgazm olmayı da zorlaştırabilirsiniz. "İzleyici rolü"ne girdiğiniz zamanlarda orgazma ulaşıp ulaşmayacağınızdan kaygılanabilirsiniz. Uyarılma esnasında kendinizi ne kadar çok izlerseniz, orgazmdan o kadar çok uzaklaşırsınız. Bu durumda yapmanız gereken tekrar duygularınıza odaklanmak, başka bir deyişle dikkatinizi vücudunuzun size söylediklerine vermek. Önceki bölümde yer alan duygulara odaklanma egzersizleri bunu yapmanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın ki üzerinizde baskı hissetmediğiniz zaman orgazmı yaşayacaksınız. Şimdi öğrendikleriniz vücudunuza orgazmı yaşatmanın yollan. Önemli olan zaman.

Orgazm olmayı düşünmeniz büyük olasılıkla kaygılarınızın bilincinde olmanızı sağladı, ancak hâlâ bu konuda kaygılarınızın olması normal. Dergilerde, kitaplarda okuduğumuz ya da filmlerde gördüklerimiz dışında birçoğumuz beklentilerimizin ne olduğunu bilmiyoruz. Ne yazık ki bunlar gerçek bilgi için zayıf kaynaklar. Uyancıya ve uyarılmaya vücudunuzun verdiği ve Johnson'ın insan cinselliği üzerine araştırmalarına dayanıyor. Ele alacağımız tepkilerden bazılarınıolasılıkla biliyorsunuz, ancak içinizin göremediğiniz yerlerinde de değişiklikler oluyor.

Kadının cinsel organının uyarılmadan önceki şekline bakın. Bu durumda vajina açık değil. Vajina duvarları nerdeyse biribirine değiyor. Bu duvarlar, ereksiyon halindeki penisi içine alabilmek için çok esnek ve gevşektir. Bu yüzden "çok küçük" ya da "çok büyük" denilecek vajina ve penis yoktur.

Cinsel tepkinin ilk safhası (heyecan safhası) erotik şeyler düşündüğünüzde başlar. Bu, vajinal akıntı diye adlandırılan ıslaklığın salgılanması için vajina duvarlarını dürtüyor. Akıntının miktarı birçok nedene dayanıyor.

Bazı doğum kontrol hapları akıntının miktarını artırabilir ya da azaltabilir. Hamilelik ve yaşlanma da bunu etkiler. Vajina ıslak ve sıcak bir bölge olduğundan içinde bakteriler ve organizmalar üreyebilir. Vajinanın doğal asilliği bu üremeyi kontrol eder. Buna karşın bazı zamanlarda size rahatsızlık veren hastalıklar kapabilir. Belirtileri kaşıntı, acıma ve fazla miktarda akıntı olmasıdır. Vajinal hastalıklar daha sık görülmeye başlıyor ve kontrol edilmesi güç olabiliyor. Ağız yoluyla alınan doğum kontrol hapları bu tür hastalıklara yol açabiliyor. Başka bir bölgedeki rahatsızlığınızı önlemek için verilen antibiyotikler de vajinadaki organizmaların dengesini bozuyor. Akıntınızın miktarında, şeklinde ve renginde değişiklik fark ederseniz doktorunuza başvurun.

Akıntıdaki bu değişiklikler yanında normal çeşitlilikler de var. Penisi içinize almakta ve cinsel ilişkiye girmekte zorlanıyorsanız kayganlık veren jeller ya da kremler kullanmayı deneyin. Utanmanıza gerek yok. Bu anormal, duygusuz, heyecansız olduğunuz ya da partnerinizin yanlış bir şeyler yaptığı anlamına gelmez. Birçok kadın cinsel ilişkiye girecekleri zaman kendi cinsel organlarına ya da partnerlerinin penisine bunlardan sürer. Böylece ne kadar ıslanıp ıslanmadıklarını düşüneceklerine yaptıklarından zevk alırlar.

Cinsel tepkinin ilk aşamasını cinsel organınızda kasılma, hareketlilik olarak yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi cinsel organınızın kanla dolması. Bu, dudakların şişmesine ve klitorisin tıpkı erkeğin penisi gibi sertleşmesine ya da ereksiyon haline gelmesine sebep olur. Klitorise dokunduğunuzda daha büyük gelebilir ve klitorisin bacağı daha sert hissedilebilir. Tam olarak uyarılmamış olsanız da vajinadan gelen ıslaklığı fark edebilirsiniz. Cinsel organınıza dokunmaya devam ederseniz klitoris yok olduğunu fark edeceksiniz. Çünkü uyarıldığınız zaman klitorisin geriye çekilir. Kayboldu diye sakın üzülmeyin. Bunun sebebi klitorisin uyarıldığı zaman dokunmak için çok duyarlıhale gelmesi. Bu yeni pozisyonda da klitoris hâlâ çok duyarlı ve uyarılma azalmış değil.

Aynı zamanda göğüslerinizde de birtakım değişiklikler görebilirsiniz. Göğüs uçlarınız dikleşebilir ya da göğüsleriniz şişmiş gibi gözükebilir. Bu safhada bazı kadınların göğüsleri çok duyarlı oluyor ve sadece çok yavaş dokunuşlardan zevk alıyorlar. Daha fazla uyarıldıklarında bu duyarlılık azalıyor, ancak birçok kadının göğüslerine nasıl dokunulacağını kendi seçimleri belirliyor.

Görülebilen bu değişikliklere ek olarak vücudun içinde de farklılaşmalar oluyor. Heyecan aşamasısırasında rahim genişliyor ve "dinlenme" pozisyonundan kalkıyor. Vajina, ilişki esnasında penisi içine alabilmek için genişliyor ve şişiyor.

İkinci safha esnasında derinizde kabartılar ve kırmızı bölümler görebilirsiniz. Bu, uyarılma sırasında kanın vücudunuzdaki dolaşımından kaynaklanıyor ve bunlar olmak zorunda değil. Kumral tenli kadın ve erkeklerin hepsinde görülebilir. Nefes alışınızın ve kalp atışlarınızın sıklaştığını görebilirsiniz. Küçük dudakların rengi koyulaşır ve vajinanın şiştiği pozisyonda rahim, değişikliğini tamamlar.

Bu süre boyunca cinsel organınızda, bacaklarınızda, karnınızda ya da kollarınızda ağırlık hissedebilirsiniz. Bu duygular genellikle ne hoş ne de kötü uyarılmaya alışkın değilseniz bu duygulardan rahatsız olabilirsiniz. Vücudunuzun sizden kaçtığınıve kontrol dışı kaldığınızı hissedebilirsiniz. Bu duygular normal. Zamanla rahatlamayı ve vücudunuza güvenmeyi öğreneceksiniz. Uyarılma duygularına alıştığınızda ve kendinizi rahat hissettiğinizde vücudunuzun tepkilerinden zevk alacaksınız. Bu evre ge¬nellikle orgazmın gerçekleştiği aşamaya yön veriyor. Buna karşın bazen orgazm olmadan yüksek seviyede orgazm yaşayabilirsiniz. Sürekli olmadığı sürece bu bir problem oluşturmuyor. Hastalık, ilaçlar ve alkol tepkilerinizi etkiler. Bazen orgazm olmak için arzu duymayabilirsiniz. Bazı zamanlar sadece partnerinizle yakınlık, duygu ilişkisi isteyebilirsiniz.

Belki de sadece bu aşamaya kadar geldiniz ve hiç orgazm olmadınız. Orgazm olmaktan korktunuz ve fiziksel açıdan rahatsızlık hissettiniz. Uyarılmanın fiziksel belirtileri muhtemelen kendinizi rahatsız hissettiriyor ve bu defa ne kadar iyi olacağınız hakkında sizi kaygılandırıyor. Bu bölümler boyunca uyarılmaktan zevk almanız için bir şansınız olacak.

Orgazm safhasında rahim ve vajina etrafındaki kaslar büzülüyor. Bu kasılmaları fark edebilirsiniz.

Orgazm sırasında değişik şekillerde tepki verebilirsiniz. Uyarıcıya ve orgazma verdiğiniz tepkiler her defasında farklı olabilir.

Önemli olan rahat olmak ve yaşadıklarınızdan zevk almaktır. İnsan olarak kendiniz hakkında iyi düşünmek yaptıklarınızdan zevk almak için yeterince özgür olmanız anlamına gelir.

Orgazm sırasında vücudunuzu kımıldatmak ya da hareketsiz kalıp duygularınıza yoğunlaşmak isteyebilirsiniz. Kendinizi ses
çıkartırken, bağırmak isterken, şehvet dolu sözcükler kullanırken bulabilirsiniz. Tamamen kendinizi kaptırırsanız suratınızın buru¬şacağından ve çirkin gözükeceğinizden ya da partnerinizin isteğinin kaçmasından korkuyor olabilirsiniz. Kaygılarınız ne olursa olsun cinsel sürecin her aşamasında vücudunuzdan aldığınız zevkle karışacaktır. Seksle ilgili kurallarınız ve birtakım beklentileriniz varsa alacağınız zevk ve heyecan azalacaktır.

Bir kadının orgazm olması için penisin vajinaya girmesi gerekmez. Orgazm, uyarıcının klitorisle temas edip sürtünme sonucu meydana gelir. Cinsel ilişki esnasında penisin vajinaya girip çıkması dudaklarıçeker. Bu klitoris ve gövdesinin birbirine sürtünmesine sebep olur. Vajina içinin verdiği hisler dışında başka bölümlerde, göğüsler (dokunuluyorsa) vücudun gerilmesine ve heyecana katkıda bulunuyor. Buna karşın orgazm olmak için yeterli uyarıcı başka şekillerde de ortaya çıkar. Çok az sayıda kadın sadece göğüsten uyarılmayla orgazm olabilir. Klitorise dokunmak da orgazmı yaşatabilir. Oral-genital uyarıcılar, elektrikli vibratör kullanımı, cinsel organa tazikli su tutulması da bazı kadınların orgazm olmasını sağlar.

Bazı kadınlar bu tür yöntemlerle, uyarıcılarla orgazmı yaşayabildikleri halde cinsel ilişkiyle orgazma ulaşmayı zor bulabilirler. Cinsel ilişki yoluyla orgazma ulaşmak bir zaman sonra çiftlerin birbirlerini tanımalarıyla ve nelerden hoşlandıklarını öğrenmeleriyle gerçekleşebilir. Ancak bazı kadınlar ilişki yoluyla orgazmı hiç yaşamaz. Bunun sebebi çiftlerin aldıkları pozisyonun orgazm olabilmek için yeterli uyarıcıyı sağlamamasıdır. Bu durumda ilişki esnasında klitorise parmakla ya da vibratörle dokunmak genellikle işe yarar.

Orgazm olduktan sonra vücudunuz eski, uyarılmamış haline geri döner. Göğüslerin klitorisin ve dudakların şişi iner. Kalp atışları yavaşlar. Rahim küçülür ve vajina uyarılmadan önceki şekline ve boyutlarına döner.

Bazı kadınlar bir kere orgazm olduktan hemen sonra uyarıcının verilmesine devam edilmesinin ikinci kez orgazm olmakla sonuçlandığını gördüler. Bu çok evreli orgazm olarak adlandırılır. Bütün kadınlar orgazm olduktan kısa bir süre sonra tekrar uyarılmaktan zevk almazlar. Orgazm olmaya yaklaştığınız zaman vücudunuzu yol göstericiniz yapın.

"Orgazm" hakkında yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak istermisiniz?

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular