şifalı bitkiler
Meme ağrıları ve nedenleri konusu 141863 defa okunmuştur

Reklamlar

Meme Ağrıları Ve Nedenleri

Her ağrı meme kanseri belirtisi değil


Yaklaşık yüzde 65’i meme ağrısından şikayet eden kadınların en büyük korkusu; bu ağrıların kanser belirtisi olması. Bu şikayetlerin dikkate alınması gerektiğini belirten uzmanlar ise ağrıların her zaman bir hastalık belirtisi olmadığını söylüyor.

Meme ağrısı, adet öncesi dönemde görülen ortalama 4-5 gün kadar süren ve tamamen normal sayılan gerginlik ağrısından ayırt edilmelidir. Bu ağrıların kanser belirtisi olabileceğini söyleyen Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Gürsel Soybir, “Gerçekten de meme kanseri bazen ağrı ile kendini belli edebilir. Hatta bazen ağrı meme kanserinin tek bulgusu olabilir. Ancak doktor tarafından incelenmiş ve altta yatan nedenin kanser olmadığına karar verilmiş olanlarda meme ağrısının kanser riskini artırdığı söylenemez” dedi.

Kadınların bu şikayetler konusunda bilinçli davranması gerektiğini belirten Doç. Soybir, “Meme ağrıları ve nedenleri” hakkında bilgi verdi ve kadınlara şu önerilerde bulundu:

MEME AĞRISI TİPLERİ

1-Adet düzeni ile ilişkili ağrılar:
En sık görülen ağrı tipidir. Ağrıların yüzde 70’i bu tiptedir. Genellikle adet öncesi dönemde ortaya çıkan, hemen adet görmeden önce en yüksek seviyesine erişen ve adet kanaması ile birlikte kaybolan ağrılardır. Normal adet öncesi ağrılara göre daha şiddetlidir. Otuzlu yaşlarda daha sık görülür. Bazen menopoza yakın dönemde alevlenme gösterir. Sıklıkla menopoza yakın dönemde kendiliğinden kaybolur. Memenin daha ziyade üst ve dış taraflarında daha fazla hissedilirler. Bazen koltuk altına doğru yayıldığı da olur. Ağrı ile birlikte memelerde hassasiyet de artabilir.

2-Adet düzeni ile ilişkisiz ağrılar:
Kırklı yaşlarda daha sık görülür. Adet düzeni ile ilişkili olanlara göre daha kısa sürer ve hastaların yarısında kendiliğinden kaybolur. Genellikle tek taraflıdır. Memenin bir noktasında olabileceği gibi tamamına yayılan bir ağrı da olabilir. Bu tip ağrıların esas sebebi memede bulunan bir kist, fibroadenom, kanal genişlemesi, lipom yada fibrokistik değişiklikler olabilir.

3-Meme ile ilgisiz bir olaydan kaynaklanan ağrılar:
Burada ağrı göğüs duvarındaki kaslardan, kaburga eklemlerinden, kıkırdak dokulardan ve boyundaki sinir köklerinden kaynaklanabilir.

MEME ALGILAYICILARI HASSASLAŞIYOR, AĞRI OLUYOR

Memede bariz bir hastalık tespit edilmeyen ağrıların oluş mekanizmaları tam olarak bilinmemektedir. Ancak ağrının meme hücrelerinde bulunan ve reseptör denen bazı algılayıcıların aşırı hassaslaşması sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Bu hassaslaşmayı yapan sebeplerden birisi “metilksantin” denen ve bazı ilaçların içinde ve çay- kahve- çikolata ve kolalı içeceklerde bulunan bir kimyasal maddedir. Ayrıca kahve vücutta ürettiği yüksek adrenalin seviyesi ile de bu reseptörlerin hassaslaşmasını artırmaktadır. Bir de şarapta bulunan “tiramin” denen bir madde bu ağrıların sebebi olabilmektedir. Ağrılarda rolü olan bir diğer konu sigara kullanımı ve strestir. Her iki faktörün de meme hücrelerindeki aşırı hassaslaşmanın nedenlerinden olduğu bilinmektedir. Doymuş ve doymamış yağlar arasındaki denge, doymuş olanlar lehine kaydığında meme hücre zarları normal çalışmasını yitirmekte ve aşırı hassas hale gelmektedir.

KAHVE, ÇİKOLATA VE ŞARAPTAN UZAK DURULMALI

Normal olan ve adet öncesi hafif gerginlik şeklinde olan meme ağrıları haricinde ağrısı olan hastalar mutlaka doktor kontrolünden geçmelidir. Ağrıya sebep olan bir faktör varsa o ortadan kaldırılmalıdır. Ağrısı olan ve olmayan her kadın kendi kendini muayene etmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Bazen ağrının nedeni uygun olmayan çamaşır kullanımı olabilir. Ağrısı olan kadın kendi meme ölçülerine uygun, çok sıkı olmayan sutyen kullanması gerektiğini akılda tutmalıdır. Meme ağrısı olan hastalar diyetlerine dikkat etmeli, çay, kahve, çikolata, kolalı içeceklerle, şarap gibi gıdaları çok daha az tüketmeli, sigara kullanmamalı, stresten olabildiğince uzak durmalı ve bitkisel yağları tercih etmelidirler.

"Meme ağrıları ve nedenleri" Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar

Yazan :Fatma savaş
Adetime daha 15 gün olmasına rağmen her iki göğsümde çok ağrıyor dokunmamıyorum. göğsümlerimde herhangi bi kitle yok sizce bunun nedeni ne olabilir? lütfen cevap yazarsanız çok sevinirim

Yazan :hanife
35 yaş 2 göğsüm cok acıyor ağrısı koltuk altına veriyor ara ara ensem ağrıyor. saygılar.

Yazan :ayka aliyeva
salam men azerbaycandan yaziram menim sol qolum boyun arxasi kurek nayhesi agriyir birde sol mememde agrilar olur bu agrilar neden olar lutfen cavab yazin.

Yazan :semra
Ben 36 yaşındayım adetimde 2 3 gün sonra memelerimin ikisinde yanma ve agrı başlıyor kendi elimle bile dokunamıyorum sosyay güvencem olmadıgı için muayne olamadım sizce ne olabilir beni bilgilendirirmisiniz

Yazan :su ozkan
21yaşındayım,adet dönemimde olmamama rağmen 3gündür çok fazla meme ağrısı çekmekteym.ayrıca iki memem arasında bariz bir fark bulunmakta ve bunların yanında adet düzensizliği çektiğim için doğum kntrol hapı kullanıyorum yaklaşık 8-9 aydır(diane35). bu ağrılar herhangi bir rahatsızlığın belirtisi olabilir mi acaba??

Yazan :gül
adet başlanğıcı ve sonrasında her iki göğsümde de ağrı ve ele gelen kitle olusmakta neden acaba beni bilgilendirirmisiniz.

Yazan :berna
18 yaşındayım. sol göğüsümde ağrıyan ceviz büyüklüğünde sertlik var büyüdüğünü hisediyorum ne olabilir sizce?

Yazan :mujgan vatansever
meraba ben 26 yasındayım sag gosumde ağrı var 2.5 sene aynı gosumden emzırdım acaba onun etkısı varmıdır ılgılenırsenız sevınırım

Yazan :emine uçar

Sag gogsumde 2 yıldır bır agrı var ve artıyor gogsumden sıvı da gelıyor ne yapabılırım.

Doktora başvurmanız gerekiyor. Mutlaka muayene olmalısınız. Geçmiş olsun.

Yazan :sümeyra güneş

Ben 11 yaşındayım gögsüm agrıyor doktara gitim birşey demediler.

Bu ağrılar yüksek ihtimalle büyüme ağrıları. Bir süre daha ağrı hissedebilirsin daha sonra bu ağrılar geçecektir. Endişelenmene gerek yok.

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular