şifalı bitkiler
Yatalak Hasta Bakımı konusu 22597 defa okunmuştur

Reklamlar

Yatalak Hasta Bakımı

YAŞLILIK VE SAĞLIK

Yatalak Hasta Bakımı


Hazırlayan:Hem. Çiğdem MERAL
Ank. Numune Eğ. Ve Araş. Hastanesi KİT Ünitesi


Yatak Yaraları
Yatağa bağımlı hastalarda sürekli yatmaya bağlı olarak, özellikle kilolu (obez) hastalarda yatak yarası daha çabuk oluşur. Bu tür hastalarda 2 saatte bir pozisyon değiştirilmelidir. Yatak çarşaflarının kırışıksız olması gerekir. Ayrıca kilolu hastalarda hareket isteği azalacağı için dengeli beslenmesine ve yeterli sıvı almasına dikkat etmek gereklidir. Hastaların derisine kesinlikle alkol veya kolonya sürülmemeli, bunlarla masaj yapılmamalıdır. Hastanın derisi daima temiz ve kuru tutulmalıdır. Eksersiz yaptırılmalı, böylece yatarken basınç altında kalan bölgelerde yeterli kan akımı sağlanmalıdır.

Havalı yataklar da son yıllarda bu amaçla kullanıma girmiş ve yaygınlaşmıştır.

Kas – İskelet Sistemi
Hareketsizliğe bağlı olarak kuvvetsizlik, sırt ağrıları, kas zayıflığı ve kemik erimesi başlayabilir. Kemiklerde kolayca kırıklar oluşabilir. Kas ve eklemleri içeren düzenli eksersiz programı uygulamak gerekir. Bu program için fizyoterapistlerle görüşüp uygun program alınarak uygulanmalıdır.

Kalp
Bu hastalarda damarlarda vasodilatasyon (genişleme) olur. Kan karın içi organlarda toplanır, tansiyon düşer. Yorgunluk göz kararması, baş dönmesi gelişir. Emboli (kan pıhtısının hayati organlara giden damarları tıkaması) olasılığı artar. Önlem olarak yatak içinde elastik çorap veya elastik bandaj uygulamak gerekir.

Solunum Sistemi
Yatağa bağımlı hastalarda göğüs kafesi genişler, dolayısıyla solunum derinliği ve kanın oksijenlenmesi azalır. Hastaya balon şişirme, öksürme ve ıslık çalma gibi eksersizler yaptırılmalıdır. Akciğerlerde sekresyon (salgı) ve mukus (balgam) birikimi nedeniyle ciddi enfeksiyonlar oluşabilir (pnömoni = zatürre). Bakım yapan kişi tarafından öksürme ve nefes alıp verme eksersizleri yaptırılmalıdır. Devamlı yatan hastalarda dışkılama alışkanlığı değişebilir. Bakım yapan kişi hastanın dışkısının rengine, kıvamına ve sıklığına dikkat etmelidir. Her sabah verilecek bir bardak ılık su, kuru erik veya kayısı suyu kabızlığı önlemede etkili olacaktır.

İdrar Problemleri
Uzun süre yatağa bağımlı hastalarda idrar yapmada zorluklar meydana gelebilir. Bakım yapanlar kasların gevşemesi için perine (makat ve çevresi) üzerine sıcak termofor konulabilir. Musluk açılıp hastaya su sesi dinletilebilir. Bunlara rağmen hasta idrarını yapamıyorsa doktora başvurulmalıdır. Ayrıca sürekli yatan hastalarda böbrek taşı oluşumu sıktır. Hastanın düzenli sıvı alımını takip etmek gerekir. Bu durumu engellemek için yatakta aktif ve pasif eksersizler yaptırmak gerekir. İdrar yollarında enfeksiyon riskini artıracağı için mümkün olduğu kadar, hastaya idrar sondası taktırmaktan kaçınılmalıdır.

Diet ve İlaçlar
Hastalığı özel diyet gerektiriyorsa ( diabet, kalp hastalığı vb.) titizlikle uygulanmalı; ilaçları düzenli ve gerektiği gibi verilmelidir.

Psikoloji Durum

Uzun süre yatan hastalarda depresyon, yalnızlık duygusu, kaygılarda artış veya terkedilme korkusu gelişebilir. Hastada kronik uykusuzluk vardır ve içe dönüktür. Bu tip sorunları olan hastalarda dikkat edilmesi gerekenler:
Hastanın yalnızlık duygusunu en aza indirmek gerekir. Hastayı etrafındakilerle ilgilenebileceği bir odaya almakla dünyadan kopması önlenebilir.
Hastanın odasında radyo, televizyon olmalı dış dünyadan haberdar edilmelidir. Gazete, dergi okunmalı veya kendisi okuyabiliyorsa yönlendirilmelidir.
Hastaya bakım yapılacaksa mümkün olduğu kadar aktif ve katılımcı olması sağlanmalıdır.
Ağız bakımı önemlidir. Her yemekten sonra dişler fırçalanmalı, yapabiliyorsa kendisine yaptırılmalıdır. Dudaklarında kuruma varsa vaselin sürülmelidir.
Hastada anormal davranışlar fazlalaştığında psikolojik profesyonel yardım alınmalıdır.

"Yatalak Hasta Bakımı" hakkında yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak istermisiniz?

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular