şifalı bitkiler
Yağları Egzersiz İle Yakmak konusu 11530 defa okunmuştur

Reklamlar

Yağları Egzersiz İle Yakmak

SPOR VE SAĞLIK

Egzersizin Yağlara Etkisi


Hazırlayan: Dr. Halil Uçan, Dr. Murat V Gökçe
Sağlık Bakanlığı Ankara Numune Eğ. ve Araş. Hastanesi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği


Egzersiz programının yoğunluğu ve süresi, lipoproteinlerdeki değişikliği etkileyen etkenlerden biridir. Düzenli egzersiz yapmayan kişilerde maksimum kalp hızının % 60'ı ile sürdürülen altı aylık bir egzersiz programından sonra, Yağ ve lipoprotein konsantrasyonlarında bir değişiklik olmamakta; maksimum kalp hızının % 80-90'ı ile yapılan egzersiz programı sonunda ise "Yüksek yoğunluklu Lipoprotein-Kolesterol (HDL-C)" de artma ve trigliseridlerde bir azalma olmaktadır.

Egzersizin lipoproteinler üzerine etkisi çeşitli mekanizmalar ile açıklanmaktadır.

Egzersiz yapanlarda, trigliseridden zengin lipoproteinleri parçalayan lipoprotein lipaz gibi yağ parçalayan enzim düzeylerinin yüksek oluşu bu ilişkiyi açıklayabilir.

Lipoprotein lipaz düzeyi ve trigliserid konsantrasyonu arasında negatif ve yine bu enzimle HDL-C arasında pozitif bir ilişki vardır. Egzersizle hem iskelet kası hem de yağ dokusunda lipoprotein lipaz aktivitesinde artış olur. Bunun sonucu olarak çok düşük yoğunluklu lipoprotein konsantrasyonunda azalma ve HDL konsantrasyonunda bir artış olur. Bu iki değişiklik, tipik olarak fiziksel aktivitesi yüksek kişilerde görülür.

Yağ dokusu doku LPL aktivitesi kadınlarda erkeklerden daha yüksektir. Kadınlardaki yağ ve lipoproteinlerle ilgili risk faktörlerinin daha düşük oluşu, LPL aktivitesinin artmış oluşuna ve östrojenlerin HDL-C düzeyini arttırıcı etkisine bağlanır.

Egzersiz Programı Hazırlanması
Egzersizin yoğunluğuna, maksimum kalp hızına göre karar verilir. Maksimum kalp hızı ve egzersiz kalp hızının belirlenmesi, egzersiz başlangıç düzeyinin saptanmasında gereklidir. Maksimum kalp hızı, "220-yaş" formülüyle hesaplanır.

Egzersiz kalp hızı ya da hedeflenen kalp hızı: Maksimum kalp hızının % 60-90'ı hedeflenir. Asemptomatik erişkin için % 70-85, kardiyak sorunu olan hastalar için % 50-60'ı ile başlanabilir. Egzersiz süresi, kısmen yoğunluğuna bağlıdır. Egzersiz ne kadar yoğunsa, sürenin o kadar kısa olması gerekir; yoğunluk azaldıkça süre uzar. 30 dakikadan uzun olan egzersizlerde kas iskelet komplikasyonları artar. Egzersizin sıklığı kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre değişir. En uygunu haftada 3-4 kezdir. Egzersiz, 2-3 haftada bir yeniden değerlendirilip yoğunluğu arttırılmazsa, etkisiz olur.

Egzersiz Programı: 3 dönemden oluşmalıdır.

1. Isınma Dönemi· Kişinin kendini psikolojik ve fizyolojik olarak aktiviteye hazırlamasını sağlar, eklem ve kaslarda sakatlanma olasılığını azaltır. Amaç; performansı arttırmak, sakatlanma olasılığını azaltmak, iskemik komplikasyonların ve aritmilerin görülmesini önlemek ya da azaltmaktır. Bu doğrultuda ısınma periyodu basamaklı olmalı, kas ve vücutta yorgunluk yaratmadan ve enerji depolarını azaltmadan yükselecek düzeyde olmalıdır.

2. Egzersiz Dönemi: Egzersiz programının kondisyon kısmıdır. Aerobik egzersizler; büyük kas gruplarının uzun dönemler halinde, oksijen taşıma sistemini zora sokmayan, submaksimal, ritmik, yineleyici, dinamik egzersizlerdir. Kişinin dayanabilme sınırları içinde olmalıdır.

Egzersiz testindeki yoğunluk ve kalp hızının üzerine çıkılmamalıdır. Kondisyon oluşması için eşik düzeyin üzerinde ve klinik belirtilerin görüldüğü düzeyin altında egzersiz yapılmalıdır.

3. Soğutma Dönemi: Egzersizden sonra bu dönem gereklidir. Bu devrenin amacı; kanın kalp ve beyne dönüşünü arttırarak baygınlığı, kanın kol ve bacaklarda göllenmesini, aritmi ve diğer kardiyovasküller komplikasyonları önlemektir.

"Yağları Egzersiz İle Yakmak " Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar

Yazan :ali demir
hocam siz ne yazdiniz sa sadece doktorlar anliyor herhalde bisey annamadim da.

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular