SaglikSifa.com

  Ana Sayfa
  Acil Yardım Bilgileri
  Bebek Sağlığı
  Cilt Sağlığımız
  Cinsel Sağlık
  Çocuk Sağlığı
  Diş Sağlığı
  Genel Sağlık
  Göz Sağlığı
  Haberler
  Hasta Hakları
  Health Categories
  Hipnoz
  Kadın Sağlığı
  Kalp Sağılığımız
  Kalıtsal Hastalıklar
  Lazer Epilasyon
  Psikolojik Sağlık
  Saç Sağlığı
  Solunum Sağlığı
  Spor ve Egzersiz
  Şifa Bilgileri
  Şifalı Bitkiler

 

Site içi Arama


  Konu : Güneşe Meydan Okunmaz | Hit: 235


Güneşe Meydan Okunmaz


Hazırlayanlar: Dr. Meteor.Yük.Müh. Serdar Bahadır
Prof. Dr. M. Zeki Karagülle, İstanbul Üniversitesi. İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı


Güneşte üretilen ve uzayda her yöne yayılan, çok büyük miktardaki enerjinin bir bölümü , ya doğrudan ya da atmosferde saçılarak yeryüzüne ulaşır. Yeryüzündeki yaşamın ana kaynağı olan güneş enerjisi farklı dalga boylarında olup; kısaca UV (mor ötesi ), görünür ve IR (kızıl ötesi ) ışınlar olarak ayrılabilir. Güneşten gelen enerjinin insanlar üzerine etkileri de bu dalga boylarına göre farklılık gösterir.

Güneş ışınlarının yere ulaşan, ısıtıcı etkiye sahip kısımları ( en fazla IR ve IR’ ye yakın olan görünür ışın kısmında ) çeşitli yüzeyler tarafından soğurulur ya da yansıtılır. Güneşten gelen enerjinin soğurulması sonucunda yüzeyin sıcaklığı yükselir. Isınan ve kendisi de yeni bir ısı kaynağı oluşturan yüzeyler üstündeki havayı ve çevresindeki diğer maddeleri ısıtmaya başlar. Bir siper içinde, gölgede ölçülen ve hava durumu raporlarında verilen hava sıcaklığı 25 -35 º C arasında seyrederken; bulutsuz havada beton bir yüzeyin 1 metre kadar üzerinde, güneşe yönlendirilmiş küresel güneş termometresinin gösterdiği sıcaklıklar, yaklaşık olarak 60-70 º C seviyesindedir. Bu demektir ki, güneş ışınlarına doğrudan maruz kalan insanlar hem güneşin hem de ısınmış beton ve asfalt yüzeylerin ısıtıcı ışınlarına hedef olmaktalar. Beton ve asfalt oranının çok yüksek olduğu kentlerimizde yaşayan insanlar, kırsal alanlarda yaşayanlara göre daha fazla ısı yüküne maruz kalmaktalar. Bunun ana nedeni kentlerimizde gölgelenmiş (doğal veya yapay) alanların az olmasıdır. Özellikle nemli, sıcak ve rüzgarsız hava koşullarında ( bunaltıcı sıcak ), güneşte kalma süresine de bağlı olarak, insanlarda halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, çalışma isteğinin azalması, kaslarda kramplar, bayılma gibi sağlık sorunlarının yanı sıra şiddetli ısı çarpması (heat stroke) sonucunda şuur kaybı, inme ve ölüm olayları da görülebilmektedir. Açık renk, sentetik olmayan bol giysiler ve şapka kullanmak bunların yanı sıra bol sıvı almak sıcak strese (aşırı ısı yüküne) karşı alınabilecek en basit korunma yöntemleridir. Ancak en radikal önlem, güneşin en etkin olduğu özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında gölgede kalmak veya güneşte kalınan süreyi kısaltmaktır.

Güneşten gelen enerjinin içinde UV ışınları % 6.3 gibi küçük bir paya sahip olmasına rağmen, farklı dalga boylarında önemli biyolojik etkileri (anti-bakteriyel etki, D vitamini sentezi, eritem oluşumu ve albümin koagülasyonu vb.) olduğu bilinmektedir. Yeryüzüne ulaşan UV ışınlarının büyük bir kısmını dalga boyu 315-400 nanometre ( 1nm.= 10-9 m. ) olan UVA ışınları oluşturmaktadır. Yerden yüksekliği yaklaşık olarak 15-40 kilometreler arasında yer alan ozon (O3) tabakasının, çeşitli kimyasallar tarafından bozulması sonucunda yeryüzüne zararlı UVB (dalga boyu 280-315 nm ) ışınlarının geldiği öngörülmektedir. UVB’nin büyük bir kısmı ve çok daha tehlikeli olan UVC’nin (dalga boyu < 280 nm.) hemen hemen tamamı üst seviyelerdeki ozon tarafından tutulmaktadır. Ancak yeryüzüne ulaşan bir kısım UVB’nin DNA yapısı üzerinde zararlı etkilerinden dolayı melanom ve diğer tip deri kanserlerindeki artışın sorumlusu olduğu düşünülmektedir. Bunun yanı sıra UVB’nin bazı maddeler, bitkiler ve deniz organizmaları üzerine zararlı etkileri olduğu da bilinmektedir .

Yaz aylarında güneşlenerek bronzlaşmak tenimize hoş bir görünüm sağlayabilir. Ancak, güneşin UV ışınlarına uzun süreli maruz kalmak ağrılı güneş yanıklarına neden olabildiği gibi; deri kanseri, derinin çabuk yaşlanması, katarakta bağlı körlük ve diğer göz sorunları gibi daha önemli sağlık sorunlarına da yol açabilmektedir. Zamanlarının çoğunu güneşte oynayarak geçiren 18 yaş altındaki nesil önemli bir risk grubu oluşturmaktadır. Bu konuda diğer bir risk faktörü de insanların deri tipiyle ilgilidir. Açık ten, göz ve saç rengi olan insanlar koyu ten, göz ve saç rengine sahip olanlara göre daha fazla risk altındadır .

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) gibi kuruluşların 1995’de yaptığı toplantıda , insanların UV’nin zararlı etkileri konusunda uyarılması ve eğitilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak , ozon tabakasındaki değişimler ve bulut aktiviteleri izlenerek yere ulaşan UV ışınlarının toplamı UV-indeks değeri ile gösterilerek hava raporlarında halka duyurulması benimsenmiştir. Güneş ışınlarına maruz kalan insanlar için genel olarak UV-indeks 0-2 ile çok düşük, 3-4 ile düşük, 5-6 ile orta, 7-9 ile yüksek ve 10+ ile çok yüksek risk derecelerini göstermektedir.

Ekvatora yakın birçok ülkede yıl boyunca UV- indeks 10+ seviyesindedir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu kuşakta ise temmuz ayında öğle saatlerinde, bulutsuz bir havada UV-indeks 8-10 değerleri arasındadır. Güncel olan UV-indeks değerlerine ya da bölgesel haritalara meteorolojik bilgi sunan çeşitli İnternet sitelerinden ulaşmak da mümkündür.

Gölgede kalmak ya da öğle saatlerinde güneşte kaldığımız süreyi kısıtlamak, bizi hem ısı çarpmasından hem de UV ışınlarının zararlı etkilerinden koruyabilen en doğal yöntemdir. Aslında, UV ışınları atmosferde kuvvetli bir şekilde saçıldığından, gölgede olan insanların bile tenleri bronzlaşmaktadır. Zorunlu olarak güneşte kalanlar ya da deniz kenarlarında tatilde olanlar için geniş kenarlı beyaz şapkalar, en az SPF-15 (Sun Protection Factor-SPF ) ve daha yüksek koruyucu faktörlü güneş kremleri ile UV ışınlarını geçirmeyen güneş gözlükleri kullanmaları önerilmektedir.

Son olarak denilebilir ki; siz, siz olun en kızgın olduğu öğle saatlerinde güneşe sakın meydan okumayın.

  Yorum yazılmamış.
Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar
Yorum Yapmak istermisiniz ?
Yorumlar Editörler Tarafından Okunduktan Sonra Sitede Yer Alıcaktır.
İsminiz &  Nickiniz:     

Mesajınız     :

 
Güvenlik Kodu :

 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Cinselliği Arttırma (17221)
Kene (10024)
Çörek Otu (9329)
Zayıflama Egzersizleri (8580)
Sarımsak Faydaları (7596)
Propecia - Proscar (6894)
Zencefil (6585)
Keten Tohumu (6414)
Aşırı Mastürbasyon Nedeniyle Saç Dökülmesi (6123)
Yararlı Egzersizler 1 (5647)
Isırgan Otu Kullanımı (Urtica diocia) (5528)
Saç Sağlığınız İçin İpuçları (5307)
Mekik Hareketi (4926)
Brokoli Faydaları ve Kullanımı (4624)
En sağlıklı 60 besin maddesi (4307)
Vücut Geliştirmecinin Bilmesi Gereken 10 Gerçek (3978)
Ada Çayı ( Salvia officinalis ) (3667)
Boyun Ağrıları (3490)
Barfiks Hareketi ( pull-up ) (2881)
Çocuklarda Ateş ve Ateşli Havale (2663)
 
Kemik Sağlığı
Rahat Bir Uyku İçin Yapılması Gerekenler
Botoksla ilgili yanlışlar
Güneşten korunma rehberi
Diş beyazlatıcılara dikkat
Egzama Hastalıkları
Estetik ve Plastik Cerrahisi
Seboreik Dermatit
Keneler Nerelerde Yaşar
Saç Hastalıkları
Kene Isırdığında Ne Yapılmalı ?
Saçta Bitlenme
Saç Klonlamak 5 Yıl İçinde Olabilir
Zekâ dostu besinler
Dikkat! Zehirleyen Gıda Hileleri
Kene - Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı - Kene Isırığı
Cildinizi Tanıyın
Kırışıklık Maskesi Uygulamaları
Solaryum ve Etkileri
Saç Dökülmesi Hakkında Bazı Bilgiler
 
Rastgele Paramedik kimdir?
Yararlı Egzersizler 2
Aile Planlaması
First aid - Electrical shock
Hipertansiyon
Kırlangıçotu (Chelidonium majus )
Dereotu Bitkisi
Yenidoğan Sarılığı
Keten Tohumu
Ofiste dizlerinizi 90 derece kırarak oturmayın
Kusma ve İshal
Magnezyum felci önlüyor
Güneşten korunma rehberi
First aid - Tick bites
Mantal Şifa
First aid - Heatstroke
First aid - Poisoning
Dengeli Beslenme
Yatalak Hasta Bakımı
Zihin Beden İlişkisi
 

  Copyright  ©2005 - 2006 SaglikSifa.com
Barbie Oyunları