şifalı bitkiler
Kadınlarda Hormonal Tedavi konusu 17812 defa okunmuştur

Reklamlar

Kadınlarda Hormonal Tedavi

KADIN SAĞLIĞI

Hormon Yerine Koyma Tedavisi (HRT)


Hazırlayan :Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu


Son yıllara kadar tartışmalar içinde olan konu, uzun süreli izlem verilerinin de belirmesi ile artık genel bir kabul görmüştür. Doğumlar, her ay hızlı bir değişim içinde olan vücudun sorunları, süt verme gibi kadınlar için normal fakat yorucu fonksiyonların sonunda doğa onlara ödül olarak hormon tedavisi ile daha konforlu, sağlıklı bir yaşam sunmaktadır.

Hormon yerine koyma tedavisi'nin (HRT) iki ana amacı vardır ;
# Östrojen eksikliğine bağlı semptomları gidermek
# Osteoporoz ve kardiovasküler hastalıklardaki risk artışını önlemek

HRT, yakınmaların önlenmesi, bulguların iyileştirilmesi ve kemik mineral kaybı ile kalp-damar sistemi hastalıklarının engellenmesi yanında, menopozda cinsel işlev bozukluklarının tedavisi açısından da önemlidir.

HRT, ürogenital dokular üzerinde faydalı etkisinin olmasının yanında, şikayetleri azaltması ve uykuyu düzenlemesinin dolaylı bir sonucu olarak, kişinin ruhsal durumunu da düzeltir. Cinsel istekte azalma şikayeti varsa ve diğer faktörlerin etkisinin olmadığı görülüyorsa, HRT’ye androjen eklenmesi düşünülmelidir. Androjenlerin cinsel isteği arttırdığı gösterilmiştir.

HRT'nin gereksinimlere göre değişik ilaçları ve uygulama yolları vardır, ancak esas östrojen hormonunu yerine koymaktır. Rahmi operasyonla alınmamışlarda doğayı taklit ederek progesteron ile birlikte verilir. Östrojen hormonu çok düşük, kan seviyesini ancak adetin hemen başındaki en az seviyede tutacak dozlarda verilir. Çünkü bu doz yukarıda sayılan yakınmaların hemen tümünün azalmasını veya yok olmasını sağlar. Hormon tedavisi için hiçbir zaman geç değildir. Tedaviye başlamadan önce hekim muayenesi ve onun tanzim edeceği gerekli test ve incelemeler yapılmalı ve hekim tavsiyesi ile kendi vücudu için en uygun dozda ilaç kullanılmalıdır. Bu incelemeler şunları içerir.
# Jinekolojik muayene
# Servikal yayma (smear)
# Enometrial biyopsi
# Ultrason
# Hormon analizleri
# Biyokimyasal analizler ( kan şekeri, kolesterol, karaciğer testleri, vs.)
# Kemik mineral yoğunluğu ölçümü ( 2 yılda bir )
# Mammografi ( 2 yılda bir )
Tedavinin 3. , 6. Ayında ve sonrasında yıllık hekim kontrolü ile hem doz ayarlamaları yapılır, hem de riskler en aza indirilmiş olur.

Yüksek tansiyon, kalb hastalıkları, varisler, geçirilmiş meme hastalıkları eskiden hormon yerine koyma tedavisini engelliyordu. Oysa günümüzde, araştırma sonuçları bu hastalıklara sahip hanımlarda da gerekli incelemeleri takiben, ve hekim kontrolü altında hormon tedavisinin herhangi bir risk yaratmadan kullanılmasını sağlamıştır.

Eğer hormon yerine koyma tedavisi yapılmıyor yada yapılamıyorsa, o zaman eksikliğe bağlı olarak gelişen vajinal kuruluk, daralma ve ağrılı ilişkiyi azaltmak ve sağlıklı bir cinsellik yaşamak için kayganlaştırıcı jellerle haftada 2 kez cinsel ilişkide bulunmak vajenin de sağlıklı kalmasını sağlamak açısından yararlıdır. Ayrıca ;
# B vitamini
# E vitamini
# Dengeli beslenme
# Temizliğe uyma
# Yeterli hekim kontrolları
# Uygun egzersizler
Cinselliğin sağlıkla ve göreceli olarak yeterli bir şekilde devamına yardımcı olur.

"Kadınlarda Hormonal Tedavi" Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar

Yazan :hakan
Esim ergenlikte bi hastalik gecirmis hormonlari ölmüş demişler çocugun olmaz demis bu durum duzelir mi yoksa kalici mi

Yazan :handan
ben32 yaşındayım ve 5 yıldır adetim düzensiz sütümde geliyor ilaç kullanıyorum ama hormonlar hala yüksek çıkıyor.Doğumdan sonra hep böyle napmam gerekiyor?

Yazan :buse asal
bu hormonları bitkisel yoldan nasıl çözümleyebiliriz yardımcı olursanız sevinirim...........şimdiden teşekkürler

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular