şifalı bitkiler
Saç Dökülmesi Hakkında Bazı Bilgiler konusu 32369 defa okunmuştur

Reklamlar

Saç Dökülmesi Hakkında Bazı Bilgiler

SAÇ DÖKÜLMESİ HAKKINDA BAZI BİLGİLER

Saç sağlığı önemi giderek daha da artan bir estetik olay. Ülkelerin maddi durumu düzeldikçe dış
görünüme önem veren insanların sayısı da artıyor. Eskiden güzellik merkezleri lazer merkezler botoks
mezoterapi filan mı vardı?
Biz de cilt hekimleri olarak eski yıllara oranla polikinliklerde daha fazla saç şikayeti ile gelen hasta görüyoruz. En zorlandığımız konulardan biri saç dökülmesidir. Saçım dökülüyor diye gelen hastalara temel yaklaşımımız ile ilgili bazı ana prensipler yazacağım. İnşallah faydalanırsınız. Tabi bunlar benim esas üzerine yaptığım yorumlarım. Bir nevi danışmanlık gibi olsun. Herşey demek değil. Okuyan biraz fikir sahibi olsun...
Saçım dökülüyor diye bana başvuran hastanın öncelikle fizik muayenesini yapıyoruz. Çok hastamız
saç yıkamada avuç avuç saçının döküldüğünden bahseder bunların bir kısmının saç tellerinde incelme ile
incelme olmadan seyrelme görüyoruz. Saçlı derinin seyreklik yüzünden rahatlıkla farkedilir olması estetik
açıdan kabul edilemez bir durum tabi. Bu seyreklik bizim ilaç tercihimizi değiştirmekte.
Cildiye polikliniklerinde en çok gördüğümüz saç dökülme tiplerini özetleyelim:
Telogen effluvium adıyla tanımlanan ama diffüz tip diye çoğu zaman kısalttığımız saç dökülmesinin esas muzdaripleri her yaştan bayanlardır. - Stres- çeşitli hastalıkların tedavisi için kullanılan bazı ilaçların yan etkisi, -tiroid hormonu bozuklukları - demir ve bazı vitaminlerin eksikliği-doğum sonrası -diyet yapma gibi nedenlerle meydana gelen beslenme bozukluğu- bazı kimyasal maddelere maruz kalma -kan kaybı- ağır ateşli hastalıklardan sonra - çok sık saç yıkama. İlk aklıma gelenleri saydım. Bu tanıyı alan hastaların sebebini saptadığımızda sebebe yönelik tedavi planlıyoruz. Saçlarda belirgin bir seyrelme yoksa besleyici karışımlar öneriyoruz. Bu karışımlarda genellikle b vitaminleri zeytinyağı badem yağı e vitamini yer alıyor. Vitamin içeren şampuanlarla takviye yapıyoruz. Eksikliğini saptadığımız maddeleri ilaç olarak veriyoruz : demir ,tiroid hormonu gibi. Çoğu zaman eksikliğini kent şartlarında saptayamasak da biotin vitamininden de destek alıyoruz.günde 1 kez 2-3 mg şeklinde.saç tellerini kalınlaştırdığı bilinen bir vitamin. B8 vitamini.
Seyrelme varsa saç çıkartıcı özelliği olan ilaca muhtacız. Bu da sadece rogaine dir.
Rogaine in ciltten emilimini artırmak için retinoik asit içeren bir ürünle beraber kullanıyoruz. Bu
molekülün saçlı deriyi tahriş etme özelliği kullanım konforunu bozduğu için tedaviye steroid içeren bir
losyon ekliyoruz. Bu steroidli losyonu haftalar içinde cilt alıştıktan sonra kesmeyi planlıyoruz. Tedaviye
retinoik asit eklenmesinin rogaine in günlük kullanımını bire düşürdüğüne dair bilimsel veriler mevcut.
Böylece devlet tarafından ödenmeyen bir ilaç için daha fazla kullanım süresi kazanmış oluruz.
HORMONAL DÖKÜLME
ya da erkek tipi dökülme en çok erkeklerde görülür ama kadınlarda da sık rastlanır. Buradaki olay bayanlarda da belli oranlarda bulunan erkeklik hormonlarının kıl köklerini zayıflatması neticesinde olur. Erkekler bu dökülmeden değişik şekillerde etkilenebilir. Alın çizgisinin her iki yanından geriye doğru çekildiği hafif tipler olduğu gibi saçlı deride ense hariç tüm saçların yok olduğu şiddetli tipler de olabilir. Bayanlar ise saç tellerinin incelmesi,tüm kafada eşit seyrelmeler ya da sadece kafa üst bölgesinde dökülmeler yaşayabilir. Erkek tipi dökülmesi olan bayanlarda bu hormonların ilave belirtileri de sık görülür: Bu belirtiler çene ,göbek çevresi,göğüslerde kıllanma,adetlerde düzensizlik ki daha çok gecikme ve kanama miktarının azalması şeklinde kendini belli eder,ciltte yağlanma,özellikle basen bölgesinde yağlanma ve kilo almanın artmasıdır. Her bayanda bunların olması şart değil.Hormonal dökülmenin kanıtlanmış tek topikal tedavisi minoksidildir. Sık bilinen adıyla rogaine. Avrupada regaine. Bazı bayan hastalarda istenmeyen yerlerde de kıl çıkarabildiği için konsantrasyon olarak %2 lik kullanılır. Ben şiddetli seyrelmesi olanlarda ilk olumlu yanıtı alıncaya kadar bayanlarda da %5lik tercih edebiliyorum. Tabi yukraıda bahsettiğim gibi ek ilaçlarla. Retinoik asit ve steroidli losyon yani Erkek tipi dökülmenin diğer kanıtlanmış ilacı finasteride dir. Prostat büyümesi tedavisinde kullanılırken tesadüfen saç çıkarttığı gözlenen bu ilaç yapılan kontrollu bilimsel çalışmalarda saç çıkarttığı kanıtlanmıştır. Prostat büyümesinde kullanılan dozun beşte biri erkekler için yeterli olurken bayanlarda en az iki katı dozu kullanılması önerilmektedir. Bu ilacı kullanan bayan hastaların kesinlikle hamile kalmaması gerekmektedir. Bu ilacın erkek tipi dökülmede erkeklere olan faydası bayanlara oranla çok yüksekdir.Tüm bayanlar bu ilaçtan belirgin fayda görmeyebilir. Ama bayan hastaların ilaç olarak başka alternatifleri var: diane35,yasmin,aldactone,androcur gibi ilaçlar da erkek tipi saç dökülmesi olan bayan hastalarda yararlı olabilmektedir. Bunların dışında henüz bilimsel çalışmalarda yararı tam olarak ortaya konulmamış ilaçlar da var. Saw palmetto ,yeşil çay,,prociyanidin içeren gıda ve konsantreler vb. buna benzer ürünlerle ilgili internette namütenahi bilgiler bulabilirsiniz. ben kişisel olarak yeşilçay dışında bunlardan bir ek destek önermiyorum. Eğer kanıtlanmış ilaçları kullanıyorsak ilave olarak bunları kullanmak ilaç fazlalığı yapıyor.
Alopecia areata sık bilinen adıyla saçkıran. Bazen mantar hastalıklarına bağlı dökülmeye de bu isim takılmakla beraber hemen hemen bu isim halk diline oturmuştur. Bu hastalık 7den77 ye tüm yaş gruplarında görülebilen ender cilt hastalıklarından biridir. Saçlı derinin herhangi bir bölgesinde şeklinde ya da buna benzer saç kaybı olur. Tek bir plak ya da çok sayıda plak olabilir. Bazen tüm saç dökülebilir. saç kökleri dikkatli bir muayenede farkedilebilir. Saçlı derinin özelliği normaldir. Avuç içi gibi diye bir tabir kullanılır yani kabak gibi.Erkeklerde saçlardaki dökülmeye sakal bölgesi de eşlik edebilir ya da sadece sakal bölgesinde dökülme olabilir. Kaş kirpik dökülmesi de bu hastalığın belirtilerindendir. Tam nedeni bilinmeyen bu hastalıkta temel mekanizma bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırmasıdır. Bu tanıyı alan hastalarda tiroid testleri kan demir ferritin düzeyi psikiyatrist görüşü almak gerekebilir. Herşey normalse lokal ya da sitemik ilaç tercih ediyoruz. İlk kez başvuran hiç tedavi almamış almamış hastada saç kaybı sınırlı alanda ise en etkin tedavi dökülmüş alanlara usulune uygun seyreltilmiş triamcinolone enjeksiyonu uygulamaktır. Çok da ucuz bir tedavidir. Tek handikapı ağrılı bir işlem olmasıdır. Bazı hastalarda aylar içinde kaybolan deride çöküklükler olmaktadır. Benim kişisel deneyimimde bu uygulama ile nerdeyse tüm hastalarda saç ya da sakal çıkışı olmaktadır . bazen tek uygulama ile bazen 2bazen 3-4... Bu tedaviye ek olarak dökülen alanda geçici tahrişler oluşturup artan kanlanma ile saç çıkartan topikal tedavi seçenekleri de vardır. Salisilik asit,cignolin içeren,glacial acetic acid,dinitroklorobenzen gibi potansiyel irritan içeren ürünler . ya da steroidli losyonların direk uygulanması.Bu tedaviyi enjeksiyon sonrasında, enjeksiyon istemeyen yetişkinlere çocuklara veriyoruz. Yararı kısmi. Kişiden kişiye cevap değişiyor. Halk arasında sarımsak sürülmesi berberlerin dökük alanı kanatıp tuz basması da mekanizma olarak aşağı yukarı aynı kapıya çıkar. Ama bu tür tedaviler kontrolsuzdür. Ben çok yara bere içinde kalıp sıkıntı yaşayan kalıcı izlerle yaşamak zorunda kalan hasta gördüm.Dökülen alan geniş ise bu enjeksiyon uygulaması yapmak hem hastaya hem de doktora çok sıkıntı çıkaracağından tercihimiz sistemik ilaç tedavisi. Etkili ilaç kortizonlardır.hastanın durumunda uygun bir doz ya da molekül seçilir. En sık kullanılanı kalçadan verilen tek dozluk triamcinolone’dur. Kenacort yani..Bazen ağızdan günlük tedavi de yapılır. Ultralan deltacortril prednol gibi ilaçlarla.Buna yanıt alınmayan hastalarda bağışıklı sistemini baskılayan siklosporin azathioprine metotreksate gibi ilaçlar da kullanılabilmektedir.
Gerilim tipi dökülme ya da tıbbi ismiyle traksiyonel dökülmeden çoğu hastanın haberi yoktur. Hastalar uzun saçlı hanımlardır. Sürekli arkaya topuz yapan hanımlarda saçlıderinin şakak kenralrı ve ön çizgide belirgin saç kaybı oluşmaktadır. Fiziksel olarak daima çekilen kıl kökleri bu gerginliğe kökün kaybı ile cevap verir. Uyardığımız hastaya başka bir saç modeli önerip besleyici krem ve yağlar reçete ederiz. Çok belirgin seyrelme varsa tercihimiz yine minoksidildir.
Atrofik dökülmeler saçlı deriyi tahrip eden bir çok hastalığın ya da yanıkların sonucunda kıl köklerinin de tahrip olmasıyla oluşur. Bu türlerde ilaç tedavisi işe yaramaz. Cerrahi yöntemlerle dökülen alan çıkartılıp daha estetik bir görünüm kazandırılabilir.bu olayın görünümüne bağlıdır.

"Saç Dökülmesi Hakkında Bazı Bilgiler" Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar

Yazan :mf
Her Hangi nedenler(Rahatsizlikla)Dokulen Sac,(Kellik) kas Tuyleri vs Su ilacla Tam geri Gelmekdedir(Duzelmek)dedir Turkiyede Arastiriniz Eczane(internet) vs!!

Yazan :Ayse
Ben de burun ameliyatindan sonra kirpik dokulmesi yasiyorum. Merak ettigim konu dokulen bu kirpikler zamanla tekrar cikar mi yoksa profosyenel yardim mi almam gerekli? tesekkurler

Yazan :aysegul yıldız
mrb benım burun ameliyatından sonra cok sayıda kırpıgım dokuldu vede hala dokulmekte adresınız burada yazılı degıll eger verırsenız en kısa zamanda gelıcemm tesekkurler

Yazan :Fatoş
Merhaba Arkadaşlar, 3 yıllık Alopesi Areata hastasıyım. Sizin de bahsettiğiniz yöntemlerin çoğunu denedim; ancak hem oral yoldan alınan ilaçlar hem de aldığım fazladan kilolar hastalığımdan daha çok canımı sıkmaya başladı. Bu nedenle doktorumun önerisi üzerine REVIGEN Areata’ya başladım. İlacı kullanalı 7 ay oldu. Toplamda 3-6 ay her gün düzenli olarak sorunlu bölgeye masajla yedirmeniz gerekiyor. Ben 5 ay sonra inanılmaz sonuçlar aldım ve 2 aydır ilacı kullanmayı bıraktım. 2 aydır hiç bir şey kullanmama rağmen yeniden dökülme yaşamadım. Çok mutluyum! Umarım siz de aynı sonuçları alabilirsiniz. Sevgiler

Yazan :songül BOĞAZ
merhaba ben songül bende saç kaş kirpik dökülmesi problemi yaşıyorum bir araştırma hastanesinde 3ay süren bir seanstan geçtim sadece saçlarım düzeldi kaşlarım ve kirpiklerim çıkmıyor 2 sene sonra saçlarım tekrar döküldü bana yardımcı olurmusunuz

Yazan :Zekiye Can
İyi günler. Ben 34 yaşındayım ve 14 yaşımdan beri saçlarımı kopartıyorum.Sonunda saçlarımı sıfıra vurdum ve koparmamaya başladım.Fakat bazı yerlerden hiç saç çıkmamaya başladı.Acaba saçlarım küstü mü.Tekrar çıkabilirmi.Nasıl bir tedavi denemeliyim.Şimdiden teşekkürler.
Sarımsak büyüme ve gelişme solunum sağlığı şifa bilgileri spor ve egzersiz şifalı çaylar zayıflama egzersizleri zencefil brokoli çörek otu acil yardım bilgileri

Yazan :sevra akd
Arkadaşlar size bir önerim var saçınızı ısırgan otu suyuyla yıkayın.

Yazan :ayla yalçınkaya
iyi gunler ben ayla yalçınkaya 20yasındaym.revigen kullanıorum.sacım su an dokulmuyor yalnız cok fazla dokuldu cok seyrekleşme oldu gelip muane olmak istiorum acık adresinizi werir misiniz.cunku ortaya konan sebepler ce cozum yolları cok mantıklı.bu konuda yardımcı olursanız sewinirim.iyi gunler

Yazan :keltoş
ben de saç istiyom :(

Yazan :YELİZ
5 YILDIR ALOPESİ AREATA HASTASIYIM İLK KAŞLARIMDA BAŞLADI KORTİZON TEDAVİSİ SONUCU ÇIKTI AMA 2-3 AY SONRA TEKRAR DÖKÜLDÜ UZUN SÜREN BİR TEDAVİ SONRASI HAMİLELİK DÖNEMİ VE EMZİRME DÖNEMİ EKLENDİ VE ŞUAN KAŞ,KİRPİK VE BÖLGESEL SAÇ DÖKÜLMESİ VAR. 1,5 YIL ÖNCE TEKRAR BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE PSİKOLOJİK DESTEKLİ İLAÇ+KENOKOTR İĞNELERLE BAŞLADIK NETİCE ALDIK (ENJ YERLERİNDE) AĞIZDAN PREDNOL'E BAŞLADIK 20-25 GÜNDE NETİCE ALDIK VE TAMAMEN ÇIKTILAR ANCAK DOZU DÜŞÜRMEYE BAŞLAYINCA TEKRAR DÖKÜLDÜLER. KİLO ALDIM VE YORULDUM ARTIK ŞUAN (6 AYDIR) HİÇBİRŞEY YAPMIYORUM VE BÖYLE YAŞAMAYA ALIŞIYORUM ARTIK. SİZ NE ÖNERİRSİNİZ NE YAPMALIYIM. ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular