şifalı bitkiler
Balgam Muayenelerinin Tanıdaki Değeri Nedir konusu 8209 defa okunmuştur

Reklamlar

Balgam Muayenelerinin Tanıdaki Değeri Nedir

Balgamda yapılan çeşitli incelemelerin akciğer hastalıkları tanısında çok önemli bir yeri vardır. Bazı hastalıklarda balgam miktarı çok az olabileceği gibi, bazen de astımda olduğu gibi çok yapışkan olduğundan hastanın bunu çıkarması zordur. Böyle durumlarda, özel bazı yöntemlerle balgam elde etmek mümkündür.

İncelenecek materyalin hakikaten akciğerlerden gelmiş olması gerekir. Tükrük ya da genizden gelen salgılar balgam değildir. Hasta, balgamı öksürükle çıkarmalıdır ve bunun bronşlardan geldiğini kendisi de hissetmelidir.

Balgamda mikrop aranması gereken durumlarda, hastanın dişlerini fırçalayıp ağzını gargara ile temizledikten sonra öksürerek balgam çıkarması istenir. Balgamın konacağı kap geniş ağızlı ve steril olmalıdır. Balgam antibiyotik ilaçlar verilmeden önce alınmalı ve laboratuvarda inceleme için hiç bekletilmemelidir.

Mikrop aramak için balgam gram boyası ile boyanır. Mikroplar bu boyayı alıp almadıklarına göre gram pozitif veya gram negatif olarak isimlendirilir. Bu, tedavi bakımından çok önemlidir, zira penisilin gibi bazı ilaçlar sadece Gram pozitif mikroplara, gentamisin gibi bazı ilaçlar da sadece gram negatif mikroplara karşı etkilidirler.

Tüberküloz tanısı balgamda tüberküloz mikrobunun görülmesiyle konur. Balgamı olmayan hastalarda ve çocuklarda tüberküloz mikrobu mide suyunda da aranabilir.

Balgamda özel boyalar kullanarak (Papanicolau Yöntemi) kanser hücreleri de aranabilir. Ancak, balgamda kanser hücrelerinin görülmesi kanserin kesin tanısı için yeterli değildir. Böyle durumlarda mutlaka bronkoskopi de yapılarak biyopsi alınmalıdır.

"Balgam Muayenelerinin Tanıdaki Değeri Nedir" hakkında yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak istermisiniz?

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular