şifalı bitkiler
Meme Göğüs Küçültme Ameliyatı. konusu 24715 defa okunmuştur

Reklamlar

Meme Göğüs Küçültme Ameliyatı.

Ameliyat hakkında:
Meme küçültme memelerin derisi, yağ dokusu ve bezini eksilterek (kesip çıkartarak) yapılan bir ameliyattır.
Büyük ve sarkık memeler fiziksel bir takım rahatsızlıklara yol açarlar. Bunlar arasında, boyun, omuz ve sırt ağrısı, sutyenlerin omuzlarda oluşturduğu rahatsız edici oluklar, memelerde ağrı, meme altında doku yumuşamaları ve dermatozlar(kaşıntılı deri hastalıkları) sayılabilir. Genç kızlarda çok büyük memeler birtakım psikososyal sorunlara da yol açar ki genellikle bunlar utanma nedenidir. Bazı olgularda büyüklük tek taraflı olup, utanma duygusunu daha da artırabilir.
Meme küçültme ameliyatları meme gelişmesini tamamladıktan sonra yapılır. Ancak bunun bazı istisnaları vardır.
Meme büyümesi memenin gelişimine, gebeliğe ve aşırı kilo alımına bağlı olarak sıkça karşılaşılan bir sorundur. Genellikle hormonal bir soruna bağlı olmayan, son 6 ay içinde büyümesi durmuş ve küçültülmesi istenen göğüsler için cerrahi girişim düşünülür.

Meme küçültme ameliyatı yaptırmak isteyenlerin aşağıdaki bilgileri edinmesinde yarar vardır.
—Memelerdeki büyümenin hormonal bir soruna bağlı olup olmadığı,
—Memelerdeki büyümenin devam edip etmediği,
—Memede ele gelen ağrılı veya ağrısız bir kitle olup olmadığı,
—Memede geçirilmiş bir enfeksiyon veya cerrahi müdahale olup olmadığı.

Ameliyattan sonra memelerin işlevleri bozulur mu?
Meme başı ile süt kanalları arasındaki ilişkinin bozulmadığı ameliyat teknikleri öncelikle tercih edilmesine karşın, bazı iri göğüslerde bu ilişkinin bozulduğu ameliyat teknikleri tercih edilebilir.
Eğer ameliyat sonrasında meme başının yeri değişmemiş ve altındaki dokuyla olan irtibatı kopmamışsa meme, emzirme gibi işlevlerini yerine getirecektir. Ancak bu eskiye nazaran daha az gerçekleşecektir.
Memelerin çok büyük olduğu durumlarda meme başı altındaki dokudan ayrılarak yeri değiştirilebilir bu durumda emzirme gibi fonksiyonlar tamamen yok olacaktır.

Meme ameliyatı sonrasında kansere yakalanma riski artar mı?
Hayır, meme küçültme ameliyatı meme kanserine yakalanma oranını artırmamaktadır. Tersine bu ameliyat meme dokusunun küçülmesine bağlı olarak meme kanseri riskini düşürmektedir.

Ameliyat öncesi dikkat edilecekler:
Belirli bir yaşın üzerinde ve ele gelen kitlesi olanlarda girişim öncesi mamografi gibi görüntüleme tekniklerinden yararlanılır. Daha sonra göğüslerin boyutları, deri ve meme bezi özelliklerine göre kullanılması gereken tekniğe karar verilir. Ayrıca adet dönemlerinden önce göğüste gerginlik ve hassasiyet oluşuyorsa ameliyat bu döneme denk getirilmemelidir.
Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bildirilmelidir.
Yara iyileşmesini olumsuz etkilediği için ameliyattan en az 15 gün öncesinden sigara bırakılmalı,
Aspirin benzeri kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan 1 hafta önce kesilmelidir.
Ameliyat öncesi ağır diyet rejimlerinden kaçınınız.
Soğuk algınlığı ya da başka bir enfeksiyon ameliyatın ertelenmesine sebep olabilir.
Ameliyat öncesinde sizin için gerekli olan tahlilleriniz ve anestezi için ön araştırmalar yapılarak ameliyat öncesi olası riskleriniz gözden geçirilmelidir. Bu sağlık için gereklidir.
Ameliyattan önce 3–4 gün süreyle yumuşak gıdalar alınmalı, posalı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Ameliyattan bir gün önce akşam saatlerinde libalaks suppozituar ile bağırsak temizliği yapılmalıdır.
Ameliyattan önce en az 6–8 saat aç kalınmalıdır.

Ameliyat:
Ameliyat, işleme bağlı olarak 3–5 saat sürebilir. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir(hasta bayıltılır). Daha önce yapılan işaretlemelere uygun olarak fazla olan deri –yağ ve meme dokusunun çıkarılmasından sonra meme derisi ve meme bezinin ayrı ayrı şekillendirilmesi; meme başı ve areolanın kanlanmasının ve duyusunun korunarak yeni anatomik yerine yerleştirilmesi yapılır.
Meme küçültme ameliyatında kullanılan tekniğe bağlı olarak meme başı çevresini içine alan, ters “T”, veya düz dik bir iz olacaktır. Buradaki iz (skar) yaşam boyu kalır, başlangıçta görünüm olarak rahatsız edici olsa da, zaman içinde iyi sonuç vermektedir. Bu yara izleri başlangıçta pembe-kırmızı renkte iken; hastada patolojik yara iyileşmesi söz konusu değilse aylar içinde giderek solar ve beyazlaşır. İzin genişliği en ideal tekniklerle bile hastadan hastaya değişir. Memedeki bu kalıcı izler genellikle hastalar tarafından problem olarak görülmemektedir.

Ameliyat sonrası:
Bacaklarınızı sık sık hareket ettirmeniz istenir(bacaklarınızda pıhtı oluşmasını engellemek için).
Memelerinizi kavrayan bir cerrahi sütyeni belli bir süreliğine takmanız istenir.
Ameliyat sonrası sıvı gıdalarla beslenmeniz istenir. Bu dönemde kabızlık çekmeniz olasıdır.
Size mutlaka ağrı kesiciler verilir. Bu ameliyat sonrasında ağrılı bir durum ortaya çıkartır.
Ameliyat sonrasında ilk günlerde vücut su toplayabilir. Bu durum hareketinizi de engelleyebilir.
Ameliyat sonrasında ilk günlerde mutlaka kol hareketleri yapmanız istenir.
Ameliyattan sonra 2 hafta boyunca kesinlikle sigara içmemeniz istenir zira sigara ameliyat yaralarının iyileşmesini engelleyen bir faktördür.
Ameliyattan sonra 6 hafta boyunca ağır işler yapmamanız istenir.
Ameliyattan sonra pansuman yerlerine dikkat etmek şartıyla yarım duş almanız faydanıza olacaktır.


Ameliyattan sonra ortaya çıkabilecek yan etkiler nelerdir?
Kanama: Ameliyat sırasında ve sonrasında ameliyat alanlarında nadiren kanama görülebilir. Kan kaybı miktarına göre kan vermek gerekebilir.
Hematom: Operasyon sonrasında meme dokusu altında hematom (kan birikmesi) gelişebilir. Bu durumda cerrahi müdahale de gerekebilir.
Enfeksiyon: Nadiren tüm meme bölgesinde kızarıklık, şişlik, kötü kokulu akıntı ve iltihap görülebilir. Antibiyotik tedavisi uygulanabilir.
Yağ nekrozu: Tüm meme bölgesinde beyaz veya sarı akıntı oluşturabilen ve uzun süre devam edebilecek yağ sızıntısı görülebilir. Bu durumun sonrasında bazen cerrahi müdahale gerekebilir.
Asimetri: Birçok kadının memelerinin biri diğerine göre daha büyüktür. Bu durum meme küçültme ameliyatı sonrasında da ortaya çıkabilir. Bazen cerrahi müdahaleyle düzeltilir.
Skar izi (yara izi):Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da mutlaka yara izi olacaktır. Bu iz ilk başlarda pembe renkte olacaktır fakat zaman geçtikçe bu iz vücut rengine doğru değişim gösterir. Bu yara izi asla tam olarak yok olmaz.
Nedbe dokusu: Anormal yara iyileşmeleri sonucunda yara yerinde kaşıntı veya kabarıklık oluşabilir hatta bu kabarıklıklar cerrahi müdahaleye de ihtiyaç duyulabilir.
Duyu kaybı: Meme ucunda duyu kaybı ameliyattan sonra normaldir bazen bu duyu kaybı 3–12 ay kadar devam eder. Fakat genelde 1. yılın sonunda bu duyu kaybı yok olur. Fakat duyu eskisi kadar olamayacaktır.
Tatminkâr olmayan sonuç: Meme küçültme ameliyatından yetersiz sonuç alma olasılığı vardır. Göğüslerinizin şekli ve büyüklüğü sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Bu durumda revizyon cerrahisi (düzeltme işlemleri) gerekebilir.
Ağrı: Memedeki anormal cilt ve derin doku nedbesi ağrı yapabilir.
Alerjik reaksiyonlar: Nadir vakalarda bant, dikiş malzemesi veya sürülen kremlere karşı lokal alerjik tepkiler bildirilmiştir.
Ek Cerrahi Gereklilik: Memelerin eskisi kadar olmasa da tekrar büyümesi, ikinci bir ameliyat gerektirebilir.

"Meme Göğüs Küçültme Ameliyatı." Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar

Yazan :serap
ben 2 yıl önce göğüs küçültme ameliyatı oldum ve hayatımı karartılar göğüs uçları tutmadı ne yapacağımı bilmiyom hayatımı olumsuz etkiliyo ameliyat olacaklar lütfen dikkat edin.

Yazan :aliye
slm ben 4 gün önce gögüs küçültme ameliyatı oldum ama sol gögsüm ameliyattan sonra bile sagdan birazdaha şişti doktora sordum bana iner ameliyat şişliyi dedi normalmidir sizcede şimdiden tşkler

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular