Hoş geldiniz.
Sitemizde şu an 25 kategori başlıgı altında toplam 607 makale yayınlanmaktadır.
Arama özelligimizi kullanarak daha fazla içeriğe ulaşabilirsiniz.
Seçmiş Olduğunuz Makale Aşağıdadır
Anadolu, İran, Suriye ve Yunanistan’da doğal yayılış gösteren meşenin yaklaşık 300 türü bulunmaktadır. 3 metreden 25 metreye kadar büyüyebilen bu bitkinin gövdesi önceleri düz sonraları ise derin yarıklara sahip pürüzlü bir yapıdadır. Yaprakları genelde el ayası büyüklüğünde olan palamut ağacının(meşe) kökleri oldukça geniş yayılış gösterebilmektedir. Kökleri derinlere doğru uzanan palamut meşesinin ülkemizde yayılış gösteren hemen hemen 30 türü bulunmaktadır. Hiç ayırım yapmaksızın bu 30 türün meyvelerine de Palamut denmektedir. Ancak bu şifalı bitkilerden sadece 2–3 türünden palamut elde edilmektedir.
Nasıl elde edilir?
Henüz tamamen olgunlaşmadan 15 ağustos 15 Eylül civarları meşe palamutları toplanır. Toplanan bu meşe palamutları Güneş altında 10–15 gün boyunca kurutularak faydalanılmak üzere aktarlara veya depolara sevk edilmektedir. Dikkat edilecek en önemli şey meşe palamutlarının kimyasal atıklardan uzakta ve tarımsal ilaç ve gübre gibi etkenler tarafından etkilenmemiş olmasıdır. Çünkü palamutlar tabiyatı itibariyle atıkları biriktiren bir bitkidir.
Palamutların Etken Maddeleri nelerdir?
Mazı ve meşe palamutları hemen hemen aynı etken maddeleri içerisinde bulunduran şifalı bitkiler dir. Gallik, tanenler, gallik asit, ellagik asit, nişasta ve şeker palamut un başlıca etken maddelerindendir.
Meşe palamudunun kullanıldığı yerler.
Anadolu’da birçok hastalık için kullanılan meşe palamutları ayrıca kahve yapımında da kullanılmaktadır. İkram için hazırlanan kahvelerden farklı olan palamut kahvesi genelde şifa bulmak maksadıyla tüketilmektedir. Şifalı bitki olarak meşe palamudu,
Kabızlık yapıcı etkisinden dolayı ishal vakalarında,
Mikrop öldürücü ve kanama durdurucu etkisinden dolayı açık yaraların sarılmasında,
İltihap giderici olarak boğaz, göz, karaciğer iltihaplanmalarında,
Yine kanama durdurucu özelliği açısından mide kanamalarında,
Damarlar üzerindeki yatıştırıcı etkisinden dolayı basur gibi rahatsızlıklarda,
Egzama ve arpacık gibi hastalıklarda bolca kullanılmaktadır.
Hangi hastalıklara nasıl uygulanmalıdır.
Meşe palamudu ve kabuğu kaynatılıp, balla tatlandırılıp içildiğinde, boğaz iltihabı, karaciğer iltihabı, göz iltihabına faydalı olur. İshali keser, anjin, basur, mide yanması, mide kanamsı, gastrit, ağız yaralarına faydalıdır.
Ağır ishallerde 1 gram palamut tozu günde 2–3 kere yutulabilir.
Özellikle iç hastalıklarında( mide yanması, gastrit, ülser vb) 15 gr. palamut kahvesi 1 lt. Suda kaynatılır bal veya pekmez ile tatlandırıldıktan sonra günde 2–3 bardak içilir.
Pamuk mazısı denilen bir tür yaraların üzerine sarılarak mikroplara karşı koruma sağlanılır.
Meşe yaprakları kabukları ve palamutları kaynatılarak elde edilen su banyodan sonra egzama bölgeleri ve mayasıl için kullanılabilir.
Makale www.besikci.com ve Adana Orman Bölge müdürlüğünün resmi internet sitesi ve bunlara benzer birden fazla siteden faydalanılarak hazırlanmıştır.
Konu Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar
Yazan:
rasim demir
meşe palamudu pelit palamudu aynı şeymi birde nasıl yeniyo hazırlanışı hakkında bilgi saygılar
Yazan:
servet kahraman
palamutun faydalarını hemen hemen hepsını bılıyordum ama bu kadar faydası olacagını bılmıyordum sıtenızden cok memnunum başarılarınızın devamını dılerım hayırlı calışmalar
Yazan:
meryem öztürk
meşe palamutu astıma iyi gelirmi
Yazan:
ilyas sunar
meşe palamutu şeker hastalığına iyi gelirmi.........
Yazan:
ipek özdemir
a_ferin iyi olmuş bilgi edindim.
Meşe palamudunun kullanımı faydaları ve yararları hakkında daha geniş bilgisi olan ziyaretçilerimizin bilgilerini paylaşmalarını isteriz.
Yazan:
nail toksoy
vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz
Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.