Hoş geldiniz.
Sitemizde şu an 25 kategori başlıgı altında toplam 607 makale yayınlanmaktadır.
Arama özelligimizi kullanarak daha fazla içeriğe ulaşabilirsiniz.
Seçmiş Olduğunuz Makale Aşağıdadır
Stafilokok Besin Zehirlenmesi Stafilokok besin zehirlenmesinin bir enfeksiyonu değil, zehirlenme olarak adlandırılmaktadır. Birden başlar, bulantı, kusma, kramplar, ishal ve düşkünlük hali gelişir. Bazen normalin altında ısı değeri söz konusudur. Ve kan basıncı da düşer. Ölüm durumu nadirdir. Hatalığın süresi genellikle bir iki günden daha fazla değildir. Kimi zaman hastanın ameliyata gittiği vakalar bile olur.
Dünyada en sık rastlanılan besi zehirlenmelerinden biridir. Stafilokok adlı mini canlıların salgıladıkları toksinlerin neden olduğu bir zehirlenmedir. Etkenin salgıladığı enterotoksinler kaynama derecesine kadar dayanıklıdır. Stafilokoklar besinlerde kolayca üreyebilir bunların üzerinde çoğalırken de zehirlenme nedeni olan toksinleri salgılarlar. Kaynak birçok durumda insandır. Nadiren inektir. Herhangi bir nedenle etkenle bulaşır.
Bulaşık besinleri alınması ile kolayca yayılım gösterir. Salatalar, tatlılar, sandviçler, et ve et ürünleri toksin salgılayan stafilokokların çoğalmasına neden olan besinler arasındır. Bu kirlenme daha çok insan kaynaklıdır. Ellerin, cerahatlerin, apselerin, akneyi andıran yüz döküntülerinin burun akıntılarının nadiren de olsa elin derisinde bulaşık olan minik canlıların bulaşması ile hastalık başlar. Kimi zaman büyük yemekhane zehirlenmeleri biçiminde ortaya çıkar. Besinin alınması ile belirtilerin ortaya çıkması arasında geçen süre 1–6 saattir. Genellikle 2–4 saat olarak belirtilir.
Konu Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar
Bu konu hakkında yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak istermisiniz?
Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.