Hoş geldiniz.
Sitemizde şu an 25 kategori başlıgı altında toplam 607 makale yayınlanmaktadır.
Arama özelligimizi kullanarak daha fazla içeriğe ulaşabilirsiniz.
Seçmiş Olduğunuz Makale Aşağıdadır
Böbrek taşı çeşitleri
Böbrek taşları:
Kalsiyum taşı,
ürik asit taşı,
iltihap taşı
sistin taşı olmak üzere dört ana gurup altında incelenir.
Kalsiyum Taşı Nedir? Böbrek taşı vakalarının % 85 ini oluşturur. En yaygın nedeni idrarla fazla kalsiyum atılmasıdır. Kandaki fazla kalsiyum böbrekler tarafından temizlenir ve idrarla atılır. İdrarda kalsiyumun artması, sitratın(Limonatada bolca bulunmaktadır) azalması, okzalatın artması, idrar miktarının azalması ve idrar birikimi taş oluşumuna zemin hazırlar. Kalsiyum okzalat ve kalsiyum fosfat şeklinde görülür. Okzalat formu daha sıktır. Yatalak hastalarda idrar kalsiyumu yüksek ve kalsiyum taşı sıktır.
Ürik Asit Taşı Nedir? Protein(et ve et ürünleri) sindirimi sonucunda oluşan bir atıktır. Asidik idrarda oluşan ürik asit taşları yemek sodasının idrarı alkalileştirmesi sonucu eriyebilmektedir. Böbrek taşı vakalarının yaklaşık %10 unu oluşturur.
İltihap Taşı Nedir? İltihabın, idrar kimyasını bozmasıyla oluşur. Alkali idrarda oluşur. İdrar yolları iltihabı kadınlarda daha sık olduğundan, kadınlarda daha sık görülür. Mercan gibi böbreğin bütün boşluklarını doldurmuş şekilde görülebilir.
Sistin Taşı Nedir? Sistin idrarda çözülmeyen bir aminoasittir. Bazı insanlar kalıtsal olarak idrarla fazla miktarda sistin atarlar. Böyle hastalarda ömür boyu tekrarlayan ve tedavisi zor olan sistin taşı gelişir. Taş kırma veya açık böbrek ameliyatlarıyla bu vakalar tedavi edilebilse de tekrarlayan taş oluşumu kişiyi zorlamaktadır.
Konu Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar
Yazan:
ayfer şahin
bende 3gündür böbrek ağrısı çekiyorum aynı doğum sancısı gibi ne ağrısı olduğunu sayfadakileri okuyunca anladım berbat bişey
Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.