Hoş geldiniz.
Sitemizde şu an 25 kategori başlıgı altında toplam 607 makale yayınlanmaktadır.
Arama özelligimizi kullanarak daha fazla içeriğe ulaşabilirsiniz.
Seçmiş Olduğunuz Makale Aşağıdadır
Ayak sağlığı ve ayak bakımı
Öncelikle kesinlikle ayakkabılar iyi seçilmelidir. Genellikle sol ayak sağ ayaktan daha büyük olduğu için ayakkabı alınırken sol ayakla mutlaka denenmelidir.
Ayakkabı topukları cinsiyete göre çok önem arz etmektedir. Bayanlar mutlaka hafif topuklu ayakkabı giymelidirler. Bayanlar çok yüksek topuklu veya topuksuz ayakkabılardan kaçınmalıdırlar. Erkeklerde ayakkabılar topuksuz olabilir ancak 2–3 cm lik topuklar sağlık açısından daha iyidir.
Ayakkabı seçerken ayak davranışlarına göre ayakkabı seçmek çok önemlidir. Örneğin sürekli ve aşırı terleyen ayaklara özel nefes alabilen ayakkabılar üretilmektedir. Bir başka üründe ayakkabının ortopedik özellikleri dikkate alınmış olabilir.
Başkalarının giydiği terlik ayakkabı vs asla giyilmemelidir. Bu çok yakın akrabanız da olsa asla başkasının giydiği ayakkabıları giymeyiniz.
Ayaklar vücudun yükünü çektiğinden dolayı ciddi ölü deri biriktirirler. Bu ölü deriler ayakların dayanıklılığını artırır ancak ayaklardaki bu ölü deriler ayak derisi içine doğru ilerlediğinde nasır denilen ve oldukça ağrılı geçen durumla karşılaşılır. Ayak nasırının engellenmesi, banyodan sonra “ponza taşıyla” ayak üzerindeki ölü derilerin alınması sayesinde mümkün olmaktadır. Ayak nasırının diğer bir nedeni de yanlış ayakkabı tercihidir. Sürekli giyilen tek çeşit ayakkabı da ayak nasırına neden olmaktadır. Mümkünse birden fazla ayakkabı alarak hafta içerisinde değişikli giymek iyi olacaktır.
Ayaklara giyilen çoraplar yün ya da pamuk esaslı olmalıdır. Bu çorapların yıkandıktan sonra iyi durulanarak sabunundan tam arındırmak çok önemlidir. www.sagliksifa.com
Konu Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar
Bu konu hakkında yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak istermisiniz?
Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.