şifalı bitkiler
Geceden kalmaysanız… konusu 31167 defa okunmuştur

Reklamlar

Geceden Kalmaysanız…


Geceden kalmaysanız…


Gece boyunca fazla yemek yenilmesi veya içki tüketilmesi nedeniyle birçok insanın yeni yılın ilk gününe pek de iyi başlayamadığını söyleyen uzmanlar, güne baş ağrısı ve mide bulantısıyla giren “yılbaşızedelere” bazı önerilerde bulundu.


Yılbaşı gecesi yeni bir yıla girmenin getirdiği heyecan ve mutlulukla yemeği ve içkiyi fazla kaçıranların, ertesi gün yediklerine dikkat etmeleri gerekiyor. Uzmanlar, “önemli olan, arada bir abartarak eğlenilse, yenilse ve içilse de bu durumu bir alışkanlık haline getirmemek ve bir sonraki gün bedeni rahatlatmaktır” diyor.

Uzmanlar, normalde daha erken yatmaya ve hafif yemeye alışkın olan kişiler için yılbaşı sabahının bir kabusa dönüşebileceğini ifade ederek, “Eğer gece alkol alındıysa, enginar hapları ve ılık ballı suyla karaciğer kuvvetlendirilebilir. Tekrar alkol alınması ise büyük bir hata olacaktır” dedi.

BAŞ AĞRISINA ÇUHA ÇİÇEĞİ

Karaciğer ve sindirim sisteminin dinlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan uzmanlar, yeni yılın ilk gününde özellikle alkole bağlı baş ağrısından yakınanların “Çuha çiçeği yağı” hapı almalarının faydalı olacağını belirterek “Bu haplar, baş ağrısını azaltacaktır. Aslında bu haplar alkol tüketiminden sonra gece yatarken alınırsa, ertesi gün daha rahat ve baş ağrısız veya daha az bir baş ağrısıyla kalkılır” diye konuştu.

ZERDEÇAL KARACİĞERİ TEMİZLER

Uzmanlar, yılbaşı gecesi alkolü, yemeği, mezeleri, tatlıyı fazla kaçıranların ertesi gün ağır yağlı ve kızartmalardan, alkolden, gereksiz kimyasal ilaçlardan, sigaradan, asitli içeceklerden, aşırı ve ağır tatlılardan kaçınması gerektiğine dikkati çekti. Özellikle zerdeçalın, alkol alan kişilerde karaciğerden toksin atılması için oldukça yararlı olduğuna değinen uzmanlar, “Eğer bir gün önce karaciğeri hırpalayacak şekilde ağır yemek yenildiyse veya fazla alkol tüketildiyse daha sonraki gün aralıklı olarak 2-3 kahve kaşığı toz zerdeçal, balla karıştırılıp macun gibi yutulmalı. Balla zerdeçal karışımı, karaciğerin toksin atmasını ve kendini temizlemesine yardımcı olur” dedi.

KAÇAMAK YAPIN, DENGEYİ BOZMAYIN

Yeni yılın ilk gününde yemeklerle birlikte bol nane, dereotu, kekik ve tarçın tüketilmesinin de yararlı olacağını anlatan uzmanlar, şunları kaydetti: “Yılbaşı gecesinin ertesinde fazla miktarda kırmızı pul biber, tuz ve ekşi tüketilmemeli. Önemli olan arada bir abartarak eğlenilse, yenilse ve içilse de bu durumu bir alışkanlık haline getirmemek ve bir sonraki gün bedeni rahatlatmaktır. Yoksa her zaman insanın aralarda yiyecek ve içecek kaçamakları yapmaya ihtiyacı vardır. Önemli olan dengeyi bozmamaktır. Çünkü denge bozulursa zamanla hastalıkların önü açılmış olur.”

‘GECEDEN KALANLARA’ BESLENME LİSTESİ

Sabah:
1 bardak ılık ballı limonlu su (1 tatlı kaşığı bal, 10 damla limon ve 1 bardak su)

Öğle:
1 kase sebze çorbası (havuç, patates, maydanoz, ıspanak, kereviz ve zeytinyağlı) artı bir dilim tam buğday ekmeği ve bir kase cacık

2 saat sonra:
Bir kase kayısı ve kuru üzümlü komposto, yanında 4 adet yulaflı bisküvi

Akşam:
Sulu sebzeli tavuk yemeği, yanında bir porsiyon patates püresi.

Gece:
1 elma, 4-5 adet ceviz içi.

Gün boyunca bol ılık veya sıcak su içilmeli. Bedenin kendisini temizlemesi için en iyi seçenek sıcak sudur. Eğer midedeki aşırı gazdan yakınılıyorsa rezene çayı, baş ağrısı varsa nane, papatya çayı, hala alkolün etkisi geçmemişse veya yenilenler midede duruyorsa yeşilçay, rezene, zencefil çayı, kırıklık, soğuk algınlığı hissi varsa zencefil ve kuşburnu çayı yararlı olur.



"Geceden kalmaysanız…" hakkında yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak istermisiniz?

Sizde Yorum Yapmak istermisiniz ?

Yorumlar site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Sağlık Şifa Arama

Alternatif Tıp Nedir?

Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.

Sitedeki bütün konular