Hoş geldiniz.
Sitemizde şu an 25 kategori başlıgı altında toplam 588 makale yayınlanmaktadır.
Arama özelligimizi kullanarak daha fazla içeriğe ulaşabilirsiniz.
Seçmiş Olduğunuz Makale Aşağıdadır
Ekinezyanın Genel Özellikleri: Çok yıllık otsu bir bitki olan ekinezya 140 santimetre civarına kadar boyatabilmektedir. Genelde dik büyüyen bitkinin, E. Purpurea cinsi yatay büyüme göstermektedir. Bir öbek etrafında birden fazla dallara ayrılarak büyüyen bitkinin her dalında çoğunlukla bir tek çiçek yer almaktadır. Ekinezya bitkisinin en ucuna yerleşmiş olan çiçek bir; dairesel eksen etrafına dizilmiş taç yaprakları barındırır. Bu taç yaprakların rengi sarıdan tutun mor renge oradan kırmızı ve dahi beyaza kadar çeşitlilik gösterir. Ancak ekinezya şifalı bitkisinin rengi kızıla doğru giden eflatundur dense yeridir. Taç yaprakların hemen dip kısmından başlayan tüysü daire genelde kahverengi olmakla birlikte genelde bu dairesel alanın rengi taç yapraklara göre farklılık göstermektedir. Merkeze doğru belirli bir helezonik geometri gösteren bu kısım bitkinin birden fazla olan tohum ve tohum taslaklarını barındırmaktadır. Bu tohum taslakları uç kısımlara doğru hafif dikenimsi bir hal alır ki yunanca “echinos”(dikenli, dikenimsi) köklü kelime bu durumu ifade eder. Ekinezya (Echinecea) adı Yunancadan türemiştir. Ekinezya şifalı bitkisinin toprağa değdiği yerde öbeklenmiş olan yaprakları ise mekik şeklindedir. Yaprak kenarlarının tırtıklı yapısı bir testere ağzını andırır. Genelde tüylü bir yapıya sahip olan ekinezya yaprakları klasik karasal iklim tipi yaprak özelliklerini bünyesinde barındırır. Ancak bazı ekinezya türlerinde yapraklar yok denecek kadar az tüylenme gösterir. Bu durum oldukça az rastlanan bir durumdur.
Ekinezyanın Tarihçesi: Ekinezya şifalı bitkisi kuzey Amerika yerlileri tarafından özellikle yılan sokmalarında, ağrılı hastalıklarda ve daha fazla oranda da soğuk algınlığı gibi hastalıkların tedavisinde kullanılıyordu. 1930'lu yıllara gelindiğinde modern Avrupa ve Amerika'da bu bitki özellikle şarbon hastalığının tedavisi ve ağrı kesici etkisi nedeniyle popüler olmuştu. İsviçreli bir bilim adamının tesadüfen öğrendiği bir bilgi ise ekinezyanın modern tıbbın hizmetine soğuk algınlığı tedavisinde kullanılmak üzere girmesine neden oldu. Ekinezya kuzey Amerika yerlileri tarafından
Soğuk algınlığının
Yılan sokmalarının,
Ağrılı durumların
Öksürüklü hastalıkların
Boğaz ağrısı ve baş ağrılarının tedavisinde kullanıldı.
Günümüzde ekinezya hakkında dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde araştırmalar yapılmaktadır. Özellikle modern tıbbın destekleyici bitkilerinden birisi de ekinezyadır.
Ekinezya şifalı bitkisinin etken maddeleri. ABD Merkezli Connecticut üniversitesinde yapılan çalışmalarda elde edilen verilere göre ekinezya şifalı bitkisinde 14 çeşit etken madde tespit edilmiştir. Bu 14 çeşit etken madde ekinezya türlerine göre farklılık göstere bilmektedir. Ancak yapılan detaylı çalışmalar sonucunda özellikle değişik yapıdaki polisakkaritlerin, alkylamides ve cichoric asit in ekinezyada bulunan en önemli etken maddeler olduğu anlaşılmıştır(Dr Michael Murray). Yani ekinezyanın şifalı bitki olarak değerini artıran faktör bu üçlüdür. Caftaric ve cichoric asit ekinezya bitkisinin iki bilinen fenol bileşikleridir. Bu bileşikler ekinezya da daha çok kök kısmında bulunmaktadır.
İltihaplı hastalıklarda(artrit ve iltihaplı durumlarda)
Yılan, akrep vb böcek sokmalarında
Deride meydana gelen alerjik durumlarda.
Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde.
Ekinezyanın kullanılması sakıncalı olan durumlar. Ekinezya otoimmün hastalığı olan bireylerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Otoimmün hastalığı vücudun bağışıklık sistemiyle alakalıdır ve ekinezya kullanan bireydeki bağışıklık sistemini uyarmakta ve bağışıklık mekanizmalarını harekete geçirmektedir. Ayrıca ekinezya 1 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Çünkü 1 yaşın altındaki çocukların bağışıklık sistemleri olgunlaşmamış olacağından ciddi yan etkiler görülmesi kuvvetle muhtemeldir. Diğer yandan ekinezyanın 1–12 yaş arası çocuklarda kullanılabileceği bildirilmişse de kullanılmamasının daha doğru olacağı kanaati daha yaygındır. Çünkü 1–12 yaş arası çocuklarda ekinezyanın etkileri daha tam olarak bilinmemektedir. Bu konuda yeterli veri yoktur. Ekinezya hiç ara verilmeden 10 gün den fazla kullanılmamalıdır. Bazı kaynakların bu süreyi haftalarla ölçtüğünü görürüz ancak burada yayınlanan bilgilerin ABD ve Avrupa üniversitelerinden değişik yayınlar taranarak yazıldığını unutmayınız. Tedbirli olmakta fayda vardır. Eğer sürekli ilaç kullanılan bir rahatsızlığınız varsa ekinezya kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz.(Biz ilaçlarla birlikte şifalı bitkilerin bilinçsizce tüketilmesin tavsiye etmiyoruz.) Ekinezyanın hamilelerde ve emziren annelerde kullanımı doğru değildir.
(lütfen buraları dikkatli okuyunuz günde en az 4–5 kişi “ hamleyim kullansam zararı olur mu?” diye soruyor)
Ekinezyanın Kullanım Şekilleri. Ekinezya genelde çay olarak tüketilmektedir. Ancak etken maddelerini içerir tabletler ve kapsüllerinin satıldığı bilinmektedir. Aktarlarda kuru halde satılan ekinezyanın nasıl kullanılacağını yine alışverişi yaptığınız aktardan öğrenebilirsiniz. Bazı durumlarda ekinezya ezilerek haricen( vücut içerisine alınmadan deriye sürülerek) kullanılmaktadır. Sivilce, derma, deri alerjileri böcek sokmaları bunlara örnektir.
Son olarak:
Her şifalı bitki de olduğu gibi bu bitkide de dikkatli tüketim şarttır.
Özellikle şunu unutmayınız ki insan vücudu kişiden kişiye farklılık gösterir ve ekinezya da kimine çok iyi gelebildiği gibi kimi için ise kâbusa dönüşebilir. Ekinezya kullanırken vücudunuzu iyi takip edin ve olumsuzlukla karşılaşırsanız hemen kullanımı kesin. Özellikle domuz gribi gibi vakaların yaygınlaştığı şu aylarda grip belirtilerini görür görmez ekinezya kullanmaya başlayın ve grip geçer geçmez de ekinezya kullanımını durdurun.
Çocuklarda hamilelerde ve emziren annelerde kesinlikle kullanmayın.
Ekinezya genelde çay olarak tüketilir.
Not: Bu makale internetten çeşitli yabancı kaynaklar taranarak yazılmıştır. Bu makalenin bir bölümü çeviridir. Bu makale sitemizin linki olmaksızın kesinlikle başka bir yerde yayınlanamaz. Linkler Ekinezyaşifalı bitkiler
Konu Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar
Yazan:
cem
Yorum yapan arkadaşlar makale ile çelişiyorlar. Allah aşkına sadece yorum yapmak için yazmayın. Makaleyi okuyun. Tasdiklemiyorsanız nedenleri ile verin.
Yazan:
ömer ildimi
ben aktarım grip nezlede çok faydası var.hamile bayanlar zencefil,havlucan,kabuk tarçın,kuşburnu,ekinezya ve ıhlamur ile karıştırarak alabilir sabah aksam ok...
Yazan:
turan aydın
eşim çok sevdiği için aldım denedim çok güzell lezzetli ve şunu eklemek istiyorum afrodizyak etkisi de war yani pisikolojik mi bilmem ama iyi bir uyarıcı 2 bardaktan sonra sı ama ben 3 fincan içiyorum :)
Yazan:
H.MEHMET KOYUNCU
çocuklar için 4-12 yaş arası ekinezya ve mürver çiceğinin bulunduğu .çocuklarda bağışıklık sisteminin gelişmesine yardımcı olan bitkisel bir ilaçtır.çoçuklar için tavsiye ederim.
Yazan:
emel
hamilelikte kullanımı hakkında bilgisi olan varsa cevap yazarsa sevinirim.
Yazan:
rosense emine
bende yeni aldım içiyorum bakalım bu kış grip olacakmıyım.yalnız benimki poşet çay şeklinde ne kadar güvenilir bilemiyorum
Yazan:
mustafa bulut
bu bitkiye nasıl ulaşabiliriz.poşet çay olarak hazırlanan ekinezyanın etkinliği varmı
Yazan:
Ferhat melen
6 yaşında çocuğum var ekinezya verebilirmiyim sizce sakıncası varmıdır. sakıncası yoksa kapsül şeklindeki ekinezyaları çocuğa nasıl içirebilirim.
Yazan:
Fazilet
Ben bugün aldım ekinezya yı çok met ettiler en azından denemekte fayda var diye düşünüyorum işlerleyen günlerde yeniden güzel yorumlar yazabilirim umarım konuyla ilgili
Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.